İHANETİN GELECEĞİ OLMAYACAK

Akıl ve cesaretle sürdürdüğümüz diplomasi, zor, sıkıntılı zamanları aşmamıza yardımcı olacaktır.

En akıl almaz ve en şeytani kurgular bizim de içinde bulunduğumuz coğrafyayı bir ateş denizine attı. Bu ortamlarda duyguların köpüren öfkelerle kontrolden çıkması daha kolaydır. Kontrolden çıktığınız her durum akıl dışı davranışlarla hayıflanmanızı teskin edebilir ancak bu sükûnet geçici olur.

Bölgemizde bir cehennemin kaynatıldığı doğrudur. Ne var ki bu yolun sonu cennete çıkacaktır. Yolun selâmete çıkmasını istiyorsak akıllı, sakin ve cesur olmak zorundayız. Hem doğru olanı yapacağız, hem yanlış yapmayacağız. Bizi saran zorluklar bilincimizi bileyecek, başarımızı çoğaltacaktır. Zorluk çıkaranların pek de akıllıca hareket etmedikleri aşikârdır. Yanlış ve ileriye dönük kayıplarla sonuçlanacağı belli olan kurgularında ısrar ediyorlar.

Eğer akıllı ve sakin olsalardı aptallık ölçüsündeki yanlışlarına devam etmezlerdi. Kendilerini akıllı başkalarını aptallık ölçüsünde saf sananlar feci şekilde yanılıyor, yanılacaklardır. Yanılgı onları şuursuz davranmaya itiyor. Bir büyük devlete yaraşır şekilde bütün bir bölgenin huzur ve barışı için yapıcı adımlar atmaları gerekirken yıkıcı faaliyetlerine devam ediyorlar. Bu, önceden verdikleri bir kararı inatla uygulama ısrarlarından kaynaklanıyor olabilir. Demek ki, ani manevralarla yanlıştan dönerek yeni politikalar uygulama becerileri kuvvetli değil. Daha da kötüsü yanlış veya doğru olanı zamanında tespit etme yetenekleri felç olmuş durumdadır. Asıl iflas budur. Batının, özellikle de İsrail’in kuyruğuna takılmış ABD neoconlarının fikir, felsefe ve strateji olarak iflasa gittikleri gözlenmektedir. Sürüklenişi anladıkları aşamada silkinip kendilerine geleceklerine hâlâ bayatlamış kimi numara ve zalim kurnazlıklarla mevcut pozisyonlarını kurtarmaya çalışıyorlar.

Genel siyaset açısından ‘Topal Ördek’ yani Obama giderayak İsrail’in yasadışı yerleşim politikalarına karşı çekimser oy kullanıyor. Trump da koltuğuna oturmaya gelirken İsrail’e ‘Dayanın’ diyor. ‘Gelince her şeyi düzelteceğim.’ Bilmeyen de ortada zulme uğramış, mazlum bir İsrail var da Trump’ın onları kurtarmaya geldiğini sanır. Tam bir tiyatro. Biz aptallar da bu mizansene kandık. Nasıl olsa ABD ve Siyonistler kandırmayı, aldatmayı, hedef saptırmayı, oyalamayı, yalan söylemeyi politik huy edinmişlerdir.

Dünyanın yalana teslim olması, yalanın dünyayı teslim alması ne garip. Başımıza taş yağacak. Taş değil başımıza Suriye’de Irak’ta, Gazze’de füze yağdı, yağıyor. Hem vuruyor, hem de mağdur olanlar kendileriymiş gibi sızlanıp duruyor, masum roller kesiyorlar. Aynı ilkesiz, aynı ahlâksız, aynı arlanmaz, aynı namussuz yapı NATO’da müttefik olduğu Türkiye’ye karşı bütün terör örgütlerini açıktan destekliyor. PYD’ye bol miktarda silah yardımı yapıyor. Bütün dünyanın izlediği görüntülerden sonra kalkıp utanmadan, sıkılmadan bu terör örgütlerine destek vermediklerini söylüyorlar. ABD’nin ve İsrail’in PYD’yi PKK’yı, DAEŞ’i ve Haşdi Şabi milislerini desteklediğini bilmeyen yok. DAEŞ’lilerin bir kısmı PYD’ye katılıyor. Türk ordusunun gazabından kurtulmak için sallandırdıkları ABD bayrağı altında ittifak kuruyorlar. Ordumuz El Bab’da DAEŞ’i kıstırıp kuşatınca geri taraftan ABD, Irak ve Suriye rejiminin hatta bilumum müttefik güçlerin korumasında Rakka ve Musul’dan El Bab’a militan takviyesi oluyor. Olsun. Böylece bizim oraya gitmemize gerek kalmıyor. Kendi ayaklarıyla ölmeye geliyorlar.

Türkiye en önemli yığınak merkezlerinden biri olan El Bab’da DAEŞ’in gırtlağına pençesini geçirmiş sıkmaktadır. ABD’nin hiçbir kurnazlığı, hiçbir şeytanlığı bu şeytan yavrusunu elimizde can vermekten kurtaramayacaktır. Aslında DAEŞ üzerinden ABD’nin boğazı sıkılmaktadır. Ordumuz, sürüklenmek istenilen hataya hemen hiç düşmedi. Sıkıntıları biraz da bundan. Onca mayın ve bubi tuzaklarına rağmen son derece kusursuz ve etkili operasyonlar yapıyoruz. Kimse merak etmesin ABD ve Avrupalı ajanların da tabutları memleketlerine gitti. Çember daraldıkça daralıyor.

Dünya, sahaya inen Türkiye’nin oyunbozan ve kendi oyununu kurma kararlılığında olan Türkiye’nin şakası olmadığını gördü. Daha da önemlisi son derece akıllı ve cesur bir politika desteğiyle savaştığını, savaşı da seçenek olarak kullanmayı bilen politikasını gördü. Bunu evvelâ Rusya gördü. Şimdilerde Almanya ve Fransa görmeye başlıyor. Yapacakları son bir hamleyle, yitirmek üzere oldukları bir alanda, biraz olsun var olabilme hesabı ile tutumlarını değiştirmeye başladılar. Geç de olsa bu tutum değişikliği kötü değildir. Ne var ki, şimdiye kadarki kötü sicilleri, onların başına çok iş açacak gözüküyor. Yarın bütün varlığı imha edilmiş PKK ve PYD, onları kucaklarında besleyen bu devletleri kaşımayacak mı zannediyorsunuz? Bütün türevleri ile PKK’nın ve PYD’nin korkunç imhası yakındır. Aklı olan şimdiden silahını bırakıp kaçar. Akıllı ve cesur kararlılık sonuçlarını bir bir vermeye başladı. Barzanî güneyden kuzeye doğru PKK’yı sıkıştıracak. Biz de bahar gelmeden son öldürücü darbeyi vuracağız.  Her an bir sürpriz yaparak, en son çok güvendikleri Esad’ın bile yalnız bıraktığı PYD’yi Menbiç ve Afrin’de imha olmaktan ABD silahları da kurtaramayacak.

İhanetin geleceği olmayacağını görecekler. ABD’de hainlerle birlikte olmanın dostluk olmadığını anladığında kendisi için çok geç olacak. Kimse için çok geç olmadan herkes aklını başına almalıdır.

Bize düşmanlıkları onları aptalca işlere sürüklüyor. Onlar aptalca davransalar bile biz akıl, cesaret ve sükûnetten vazgeçmeyeceğiz.

http://enpolitik.com/kose-yazisi/698/ihanetin-gelecegi-olmayacak.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar