ALTI OK MÜFREDATI

İyi ki “müfredat”a karşılık bir kelime uyduramamışlar! Müfredat, “bir konu veya maddeye âit şeylerin tafsilâtı, ayrıntıları” demek. Müfredat programı ise öğretim kurumlarında okutulacak dersleri ve bu derslerde yer alacak konuları ihtiva eden program...

Bir önceki yazımızda Türkiye Cumhuriyeti İnkılâp Tarihi ve Atatürkçülük Dersi ile ilgili müfredattan söz etmiş ve değişmez ve değiştirilemezliğine vurgu yapmıştık.

Evet, yine değişmemiş ve yine değiştirilememiş!

Türkiye değişir, bu dersin müfredatı değişmez! Dünya değişir, bu dersin müfredatı asla ve kat’a değişmez! Çünkü değiştirilemez! (“Vesayet bitti” diyenlere duyurulur!)

AK Parti tüzüğü, programı, hedefleri ve yaptıkları ile bu müfredata ne ölçüde mutabıktır? Bunun tesbiti güç; fakat CHP demek, işte bu dersin müfredatı demektir. İnanmayan bugünlerde genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun basın açıklamalarından birine baksın. Arkasında ne göreceksiniz?

Altı ok!

İnkılap tarihi müfredatı işte bu “altı ok”tur!

1930’ların gerçeklerine ne ölçüde tekabül ettiği tartışılır bu altı ilkenin; fakat içi artık tamamen boşalmıştır. Altı oku hatırlatalım: Cumhuriyetçilik, milliyetçilik, halkçılık, inkılapçılık, laiklik, devletçilik…

Cumhuriyetçilik, Osmanlı karşıtı bir sistem olarak yüceltilmektedir. O zamanlar bir gerçekliği vardır. Bugün Osmanlı ihya edilebilir mi? Türkiye ne şekilde yönetilirse yönetilsin, cumhuriyetçiliğe halel gelmez. Çünkü saltanatçılığa dönülemez.

Milliyetçilik, genel kavram olarak bir gerçeğe tekabül eder; fakat inkılap tarihinde vurgu yapılan “Atatürk milliyetçiliği”dir. Peki, bu neye tekabül eder?

Kişi üzerinden milliyetçilik üretmek size makul geliyor mu?

Atütürk milliyetçiliği nedir peki? Diyecekler ki: Kem küm! Özeti: Sentetik bir “Türk milliyetçiliği”. Milletin bin yıllık değerleri ayaklar altına alınıyor; dili tahrib ediliyor; tarihine küfrediliyor… Bu milliyetçilik, Türkiye’de kardeşler arasına derin hendekler kazdı. Bu sentetik milliyetçiliği en şiddetli itirazlar Türklerden geldi. Türk yüceltiliyor; Türk’ü Türk yapan değerler yok sayılıyor...

Gelelim halkçılığa... Halkçılık ideolojidir; halkı lafla yüceltme ideolojisi... Bu ülkede halkçılık taslayanlar, hiçbir zaman halkla hemhâl olamadılar. Onlar halkın lafını ettiler; halkı temsil eden partiler de halkın reyini aldılar, iktidar oldular.

Devletçilik, bugünlerde ekonomide savunulabilir bir fikir midir? Eğer savunulabilirse, hesna ve müstesna ise, neden AK Parti devletçi bir programla halkın karşısına çıkmıyor? Aksine devletin iktisadî teşebbüslerini özelleştiriyor. Son özelleştirme: Türk Petrol!

İki çok mühim ilke kaldı: İnkılapçılık ve laiklik!

Allah, bu memleketi CHP inkılapçılığından ve laikliğinden muhafaza etsin!

Onların inkılapçılığı, gardrop inkılapçılığıdır. Erkeklere şapka giy, kadınlara örtünü aç! İktidar partisinin zihniyeti bu olabilir mi?

Laiklik meselesi önemli... Fakat CHP laikliği, açık söyleyelim Atatürk dönemi laikliği, bugün baştacı edilebilir mi? Bu laiklik, İslâmı tahdidi, hatta yasaklamayı öngören bir laiklikti. 1930’dan itibaren Türkiye’de din öğretimi tamamen yasaklanmıştı! Türkiye bu laiklikten uzaklaştıkça hürriyetine kavuştu, normalleşti ve demokratikleşti.

Bakanlık bu müfredatla “günümüz ve geleceğin sorunlarına Atatürkçü bir yaklaşımla çözümler getirebilecek tutum ve davranış ve beceriler kazandırmak” istiyormuş. Bunu asıl isteyen CHP değil mi?

Öyleyse AK Parti’ye dükkânı kapatmak düşer!

Haksızlık etmeyelim: Bu müfredatta bir değişiklik var. Alelacele yapılan bir ilave bu. “Kut’ül Amare ve Medine Müdafaası” müfredata girmiş.

Bütününe bakarsanız, “ne münasebet” demek  zorundasınız!

http://enpolitik.com/kose-yazisi/789/alti-ok-mufredati.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar