KESMEZ AMA “EVET”

Saatlerimizi 2 ay referanduma ayarlayacağız artık. Hatta bu 2 ay içinde referandumla yatıp referandumla kalkacağız.

Eh!... Ne yapalım!... Demokrasi uğruna buna katlanacağız. Şu güzelim demokrasi olmasa çekilir kahır değildir seçim ve referandum gibi işler.

Etrafınıza bir bakın…

AK Parti, referandumun hem öznesi, hem “esas oğlan”ı, hem senaristi, hem rejisörü…

Uzatmayalım; AK Parti referandumun her şeyi… Görünen o ki, sonuçtan emin ve gayet rahat bir şekilde hareket ediyor.

MHP, yukarda referanduma destekçi… Aşağıda ise muhalif rüzgarlar esiyor.

HDP, kendisi hiç proje üretmediği için, referandumda da pasif rolde. Onun aktifi PKK… Ona PKK ne derse o olur. PKK… Yani batılı efendileri…

7 Haziran seçimlerinde “Seni başkan yaptırmayacağız!...” diye yırtmadık yerlerini bırakmayanlar, şimdi pasif role soyunmuşlar. Tezleri de şu: Biz sahaya “hayır” diye inersek, “evetçi blok” genişler ve safları sıklaştırır. En iyisi yüksek sesle “hayır” dememek ama el altından “hayır” için gene yırtılmayan yer bırakmamak.

HDP, karşı tarafı konsolide etmemek için pasif rolü tercih edecek ama etkili olduğu yerlerde, “Bakın… Ak Parti, MHP ile hareket ediyor.” deyip, masum Kürtleri “hayırcı blok”a yönlendirmeye çalışacak.

AK Parti, genel planda pek bir şey yapmasa da olur ama masum ve devlete kırgın Kürtlerin referandum lehine yönlendirilebilmesi için bütün yerel imkanları harekete geçirmeli.

Şu andaki duruma göre referandumun en pasif ve çaresiz siyasal yapısı CHP. Meclisteki oylama esnasında ergen tavırlar dışında bir politika geliştiremeyen ana muhalefet partisi, referandum süresince gene ciddi bir bilgi üretemeyeceğe benziyor.

Referandum sath-ı mâiline girdiğimiz şu günlerde, CHP’nin ayağına meclis amiri olarak görev yapan Adana milletvekili Elif Türkmen’in 1 milyon sekiz yüz bin liralık posta- telefon faturası ve Parti Meclisi üyesi Sera Kadıgil’in ezandan rahatsız olması dolaştı. Bu tür konularla taa başta enerjisini kaybetmeye başlayan CHP’nin gelecek günlerde pek bir varlık göstermesi beklenmiyor.

Geçerliliğini kaybetmiş 20. Yüzyıl değerleriyle politika üretme alışkanlığını hâlâ terk etmeyen CHP, sadece muhalif olma ve AK Parti ve Tayyip Erdoğan antipatisi üzerine bir söylemden öte geçemiyor.

MHP tabanı ve Bahçeli muhalifleri, referandumu Bahçeliyi yeme operasyonuna dönüştürmeye çalışıyor. Bugünlerde taban var gücüyle “hayır”cılık yapıyor. Bazı sosyal medya paylaşımlarında, MHP tabanının CHP ve HDP’den çok daha keskin bir “hayır” takınması dikkat çekiyor. Bu keskinliğin arkasında, AK Parti’nin MHP’den oy almasının öfkesi yatsa gerek.

Ben ne mi düşünüyorum Süheylâ?

Ben tıpkı 2010 referandumundaki gibi düşünüyorum. O zaman da Nisan ayında yazdığım bir yazıda, değişikliklerin beni kesmediğini söylemiş ve yazımın başlığını “Kesmez ama evet” diye yazmıştım. Sonra Genç Siviller bunu “Yetmez ama evet” şeklinde kullandılar.

Ben şimdi de “Kesmez ama evet” diyorum Süheylâ.

http://enpolitik.com/kose-yazisi/809/kesmez-ama-evet.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar