REFERANDUM YA DA MUHAFAZAKÂRLAR ARASI MEYDAN SAVAŞI

Referandum için sandığa gitmeye iki aydan fazla zaman olmasına rağmen, tartışmaların dozajı artmaya başladı bile…

Değişik ortamlarda yazdığım bütün yazılarda ve yaptığım bütün sohbetlerde oy verme tercihinin kesinlikle kırgınlıklara, dargınlıklara hele de kavgalara, husumetlere neden olmaması gerektiğini üstüne basarak ifade etmeye çalışıyorum.

Elbet benim gibi çok sayıda insanımız da aynı şekilde insanlarımızı itidale davet ediyorlardır.

Buna rağmen görüyorum ki, hiç kimse bu söylenenlere kulak asmıyor.

Oysa referandum sonunda Türkiye ne güllük gülistanlık olacak, une de katı bir diktatöryaya geçecek…

Üstelik mini anayasa değişikliğinin fiili uygulamasına geçilmesine iki yıldan fazla zaman var.

Yani ne telaşa kapılmaya ne de vur patlasın çal oynasın havasına girmeye gerek yok.

Bu ülke insanı defalarca sandığa gitti defalarca referandumda oy verdi. Hem de büyük katılımlarla ve büyük bir olgunluk içinde…

Yine böyle olacağından hiç şüphem yok…

Öyleyse başlıktaki “Meydan Savaşı” ifadesi ne oluyor mu diyorsunuz?

Bu savaşın, hemen akla geldiği şekliyle, fiziki bir çatışma ya da bir kavgayla alakası yok…

Öyleyse mi?

Olacak olan büyük söz düellolarıdır.

Ve bu düelloların en büyükleri muhafazakârlar arasında olacaktır.

Üstelik düello yapacak ve birbirlerini bedenen değilse bile manen öldürmeye çalışacak olan bu muhafazakâr kesimler

siyaseten birbirlerine çok yakın kesimler olacaktır.

Bir başka ifadeyle diyebilirim ki…

Bu muhafazakâr kesimler ırken, irsen, hırsen birbirlerine çok yakın kesimlerden olacaklardır.

Aynı sofraya bağdaş kuran…

Aynı çorbaya kaşık sallayan…

Aynı tabağa ekmek batıran…

Aynı soğanı paylaşan…

Aynı bardaktan su içen…

İla ahir…

İşte geçmişte birbirlerine bu kadar yakın olan insanlar bu kez ayrı saflardaki yerlerini alacaklar ve birbirlerine yumruk sallamasalar bile diş gıcırdatacaklar ve içlerindekileri dökmeye başlayacaklar…

Hem de ne döküş olacaktır, bu döküşler, bu dökülmeler…

Bu döküşlerin, bu dökülmelerin ipuçları göründü bile…

Ucu görünen bu iplerin hiç de iç açıcı şeyler olmadığını peşinen söylemek durumundayım.

Ucu görünen bu iplerden anlaşıldığına göre…

İpin devamında akılsız, kafasız, düz mantık, köle, korkak sözcükleri en ehven sözcükler olarak, meydan savaşının

başlangıcının habercisi olacak…

Daha sonra hain, vatan haini, dönek sözcükleri gelecek, ağızları doldurarak…

Ve meydan savaşının en kızıştığı anda söylenecek sözler birçok muhafazakârı günahın kebairine sokacak…

Kâfir, münafık, müşrik sözleri havalarda uçuşacak ve bu sözler muhataplarının başının üzerinden dolanıp, söyleyenlerin yüzlerine şamar gibi çarpacak…

Bu küfür sözlerinin sahipleri bu şamarı anlayacaklar mı dersiniz?

Sanmıyorum…

Çünkü…

Anlayacak olanlar, bu tür sözleri zaten sarf etmezler…

http://enpolitik.com/kose-yazisi/818/referandum-ya-da-muhafazakrlar-arasi-meydan-savasi.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar