TERÖRİST DARBECİLERİ YARGILAMA SÜRECİ

15 Temmuz akşamı darbeye teşebbüs edenlerin hepsi, ertesi günden itibaren, kendilerinin tertemiz olduklarını iddia etmeye başladı.

Adam teröristlerin merkez üssü olarak kullandıkları Akıncı üssünde suçüstü yakalanıyor; “Ben bir şey yapmadım… Damadımın yanına gelmiştim… Falan, fıstık…” diyerek kendini temize çıkarmaya çalışıyor. Bakıyorsun… Hakikaten de dediğinin olması mümkün…

Hain, sokakta direnen vatandaşa kurşun sıkmış ama hâlâ “Ben masumum… Teröristler var dendi. Ben teröristlere sıktığımı zannediyordum…” diyor.

Bir başkası, helikopterden kurşun yağdırıyor ama yakalandığında öyle bir mazeret uyduruyor ki, ağzın açık kalır…

Teröristin hedefi Sayın Cumhurbaşkanımız ama “Biz oraya üst düzey bir PKK’lıyı almaya gittiğimizi zannediyorduk” yalanını savuruyor; hayretler içinde kalıyorsunuz.

Cumhurbaşkanının yaveri, akşam ve gece boyu Ankara, İzmir ve Antalya arasında dokumadık mekik bırakmıyor ama yaptığını öyle güzel bir kılıfa uyduruyor ki,  hayret ederek adama acıyabilirsiniz.

Meclisi bombalayanlar, neredeyse “kandili bombaladığımızı zannediyorduk” diyecek kadar yüzsüzleştiler.

Mübareklerin hepsi “Benim bir şeyden haberim yok. Namaz kılıyordum; polis geldi aldı.” havasında.

Bu hafta da yargılamalar başladı. Hepsi teker teker hakim huzurunda konuşmaya başladı. Şu ana kadar biri hariç (Suikastçi biri, “Evet, yaptım, beni asın!...” dedi.) hepsinde aynı hava: Ben masumum hakim bey. Ben askerim. Denileni yaptım!...

Karakolda Doğru Söyler, Mahkemede Şaşar

Bu alçaklardan birisi, daha önce poliste ve savcılıkta verdiği ifadeleri reddetmiş. “Onlar hep kurmacaydı.” demiş. Önümüzdeki günlerde hepsi benzeri ifadeleri verecek ve  “karakolda doğru söyler, mahkemede şaşar” kurnazlığına sapacaktır. FETÖ, bunların hepsine, yakalandıklarında ve mahkemeye çıktıklarında nasıl davranacaklarını ince ince öğretmiştir.

Mahkemeleri “Ben yapmadım” diyerek oyalamak ve adaleti geciktirmek, FETÖ’cülerin temel taktikleri olacak. Öğretilmiş taktiklerle kendilerini masummuş gibi göstererek kamuoyunun vicdanına da seslenmek ve böylece olayım sıcaklığının doğurduğu olumsuz havadan kurutulmak istiyorlar.  Davalar 5-10 sene sürse, toplum bu kadara sene sonra hassasiyetini kaybeder ve terörist darbeciler yırtarlar. Düşündükleri bu ve geliştirdikleri strateji bu.

Muhtemelen bu süre zarfında, bütün suçları darbe teşebbüsü anında ölenlere yıkacaklar. İlk mahkemelerde pek çok teröristin verdiği ifadede, öldürülen hain Semih Terzi’nin adı geçiyor. Bugün yarın diğer teröristler de Semih Terzi’yi suçlayacaklar. Bununla beraber Genel Kurmay kapısında öldürülen hain ve İstanbul’da bir muhtarı şehit ettikten sonra öldürülen hain, tutuklularca darbenin merkezi olarak gösterilecektir. Nasıl olsa öldüler ya!... “Yüklenin ölüye, kurtarın kendinizi!...” taktiği verilmiş bu şaşkınlara. O yüzden karakolda doğru söylediler ama mahkemede şaştılar.

Elbette mahkemeler, sadece teröristlerin ifadeleriyle karar vermeyecekler; emniyet marifetiyle elde edilmiş objektif bilgi ve belgeler de karar verilmesinde çok etkili olacak. Bu durumda bile, FETÖ’cülerin boş duracağını zannetmiyorum. Ele geçmeyen ve uyuyan hücrelerinin bir kısmını, mahkemeleri yanıltmakta ve hatta yurt dışına kaçanların vasıtasıyla, mahkemeleri tehdit etmeye kadar vardırabilirler işi. Bu tür müdahaleler, algı oluşturma operasyonunun bir parçası olarak sosyal medya ile kullanılabilir.

Yargı sistemi, emniyet ve topyekun devlet, bütün bunları hesaplamalı ve reflekslerini buna göre ayarlamalıdır.

http://enpolitik.com/kose-yazisi/876/terorist-darbecileri-yargilama-sureci.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar