AHMAKLARIN ABDÜLHAMİD’İ

Kulaktan dolma malûmata gerçeklik pâyesi vererek dizi kurgularsanız, ne olur? İşte TRT’nin Payitaht Abdülhamid’i olur!

Bu dizinin Sultan Abdülhamid’inin hakikatle alâkası yoktur. Hakikat dışı bir Abdülhamid’dir ve ancak ahmakların Abdülhamid’i olabilir. Bize hakiki Abdülhamid’i, aklın, zekânın Abdülhamid’ini bilmek, tanımak ve tanıtmak düşer. Bu yolda yapılacak bir dizi her bakımdan faydalı olur.

Aptalca övüngenliklere yol açacak ifadelere yer verilen bu dizi, aslında Abdülhamid’i büyütmüyor; ahmakların idrak seviyesine düşürerek alçaltıyor.

Yazık milletin parasına!

Bu dizinin fon müziği “Abdülhamid Han Marşı”, Onuncu Yıl Marşı’nın çok kötü bir taklidi. Tekerleme edalı basit ifadeler, vezin hak getire, kafiye perişan. Abdülhamid “kuraba” kurmuş. Gureba hastahaneleri kastediliyor. Daha adını bile doğru dürüst bilmiyorlar.

Bu meşhur(!) marş “Döşetti Hicaza demiryolları” diye başlıyor.

Sultan Abdülhamid döneminin büyük ve bütün âlem-i İslâm’ı ilgilendiren muazzam projesi Hicaz Demiryolu’dur. Hicaz’a demiryolu yapılması, zaman içinde Osmanlı bürokrasisinin çeşitli kademelerinde dile getirilmiş ve en sonunda konu Padişah’a sunulmuştur. Abdülhamid, Hicaz demiryolunun yapılmasını birçok cihetten gerekli görmüştür. İşin iktisadî boyutu elbette önemlidir; bu gözden kaçırılmamıştır. Askerî yönü de en az o kadar önemlidir. Fakat asıl öne çıkarılan, mukaddes beldelere kolaylıkla ulaşım sağlamak; hacc farizasını ifayı kolaylaştırmaktır. Bu yüzden bu hattın yapımında borçlanmaya gidilmemiş, faize bulaşılmamış, yabancı firmalara ihale düşünülmemiş, tamamen öz kaynaklarla ve başlangıçtaki bazı istisnalar dışında Türk/Müslüman mühendisler ve işçiler tarafından yapılmıştır.

Öz kaynaklardan kasıt da devlet bütçesi değildir. Bunun için en başta Padişah olmak üzere bağışlar yapılmış, bütün İslâm dünyasından destek alınmış ve devlet görevlilerinin maaşlarından bağış olarak belirli meblağ kesilmiştir. Toplanan paraların nerelere harcandığı, neredeyse günü gününe açıklanmıştır. Mukaddes beldelere uzanan demiryolu hattı, bu hassasiyetle inşâ edilmiştir.

Peki ne zaman yapılmıştır Hicaz Demiryolu?

1900 ila 1908 yılları arasında. Şamdan başlayan inşaat, Medine’ye 1908’de ulaşmıştır. 1320 kilometrelik demiryolu, nisbeten kısa sürede bitirilmiştir.

Abdülhamid dizisi, 1896’da başlatılıyor. Küçük Yunanistan’ın genişlemek için tahriklerini sürdürdüğü bu yılın ardından 1897’de Osmanlı ordusu Yunanlıları perişan etti; Atina’ya dayandı. Hemen Avrupalılar devreye girdi. Fakat dizide zamansız bir başlangıç olarak Hicaz Demiryolu seçiliyor. Güya Hicaz Demiryolu yaptırılacak. Buna güya İngilizler talip. Haritayı değiştiriyorlar filan. Padişah da İngiliz elçisini tokatlıyor.

Beyler, siz Abdülhamid’i ne sanıyorsunuz?

Mahalle kabadayısı mı?

O bir Osmanlı sultanı. Diplomasi, onun en önemli araçlarından. Huzuruna herkes elini kolunu sallayarak giremez. Girmişse misafirdir, hukukuna riayet edilir.

Elçiye zeval olmaz beyler, padişah elçi tokatlamaz!

Abdülhamid, gerçekten büyük bir devlet adamı; fakat bu dizide çok küçük kafalıların elinde kalmış.

Bunlar bu kafayla giderse Abdülhamid efsanesini bitirecekler!

http://enpolitik.com/kose-yazisi/913/ahmaklarin-abdulhamidi.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Yorumlar

Nusret çiçek
03.03.2017 22:20
Ya diğerine... Ertığrul deyince, kızılderililer geliyor aklıma...Gavurlar bu dizileri seyredince "aha barbar Türkler" neden demesinler üstadım...

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar