TSK 35. MADDE DEĞİŞTİ DE NE OLDU?

Millet olarak biraz unutkanız ve tarihten ders almadığımız için de ikide bir tarihi tekerrür ettiriyoruz. 1960 darbesinden ders alsaydık, hiç öteki darbeler ve en son 15 Temmuz 2016 terörist darbesi olur muydu? Olmazdı.

Vaktiyle Türk Silahlı Kuvvetleri Kanununun 35. Maddesini Temmuz 2013’te tartışmıştık ve 13 Temmuz 2013 günü o 35. Maddeyi değiştirmiştik. Amacımız, askerlerin darbe yapmasını önlemekti ve o madde değişince derin bir oh çekip “Artık darbe-marbe olmaz diyenlerimiz vardı. Ama sütte ağzı yanıp askeriyenin hareketine üfleyerek bakanlar, asla bu maddenin değişmesinden keramet beklemediler.

Madde eski haliyle şöyle idi: "Silahlı kuvvetlerin vazifesi; Türk yurdunu ve anayasa ile tayin edilmiş olan Türkiye Cumhuriyeti'ni kollamak ve korumaktır"

Bu ifade 13 Temmuz 2013 günü şöyle değiştirildi: "Silahlı kuvvetlerin vazifesi; yurtdışından gelecek tehdit ve tehlikelere karşı Türk vatanını savunmak, caydırıcılık sağlayacak şekilde askeri gücün muhafazasını ve güçlendirilmesini sağlamak, TBMM kararıyla yurtdışında verilen görevleri yapmak ve uluslararası barışın sağlanmasına yardımcı olmaktır."

Açın o günlerin gazetelerini!... Pek çok yazarın ve siyasinin “Artık darbeler dönemi bitti!...” diye sevinç çığlıkları attığını göreceksiniz.

Ben o günlerde 35. Madde ile ilgili olarak tek satır yazmadım. Yazsaydım, darbe karşıtlığı kalesinde bir gedik açılmasına katkıda bulunmuş olacaktım… Böyle bir filden Allah’a sığınırım.

TSK 35. Maddeyi değiştirdikten 3 sene sonra; hem de değiştirilme tarihi ile aynı günlerde askeriyenin içine sızmış bir grup Fetöcü terörist darbe yapmaya kalkıştı mı kalkışmadı mı?

Kalkıştııııı!...

Hem de 249 can parçasına kıyarak kalkıştı!...

Eeee… Hani TSK 35. Maddeyi değiştirmiştik ve hani artık darbe-marbe olmayacaktı?...

Oldu işte…

Hem de ne olma!... Elinde silah olmayan 249 şehit verilen bir teşebbüs oldu.

Demek ki, ordunun darbe yapıp yapmaması, kanun maddesi, yani “satır”sorunu değil; gönül sorunu; yani “sadır” sorunudur.

Kanun maddelerini istediğiniz kadar değiştirin... Darbecilik fikrini askeriyenin gönlünden; yani “sadır”ından söküp atmazsanız, her fırsat bulduğunda darbe teşebbüsü kapıdadır.

Değişiklikte, askerin görevi olarak sınırları korumak ve sınır dışındaki tehditlere karşı görev yapmak şeklinde tanımlanan görev, 15 Temmuz’da tamamen kulak arkası edildi.

Bu iş kanun maddeleriyle olmaz. İlle de kanun maddesiyle olacaksa, askeri bürokrasinin hiyerarşik düzenindeki geçişleri mutlaka cumhurbaşkanına bağlamak şarttır. Yoksa 15 Temmuz’da olduğu gibi, alt rütbeli subaylar ve assubaylar, kendi klikleri içinde hareket ederek bir güç elde ederler ve bu güç doğrudan cumhurbaşkanını ve meclisi hedef aldığında amacına ulaşabilir. Bu yüzden askeri bürokrasi modüler şekilde yapılandırılırken, modüller arası geçişte mutlaka cumhurbaşkanının onayı alınmalıdır.

Türkiye’de terör ve darbelerle mücadele sadece kanun maddesi değiştirmekle olmaz; terör ve darbe karşıtı bir hiyerarşik yapılanma da tesis edilmelidir.

http://enpolitik.com/kose-yazisi/935/tsk-35-madde-degisti-de-ne-oldu.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Yorumlar

Jöleli kurban olsun sana...
08.03.2017 20:01
Hocam Allah razı olsun yine o kadar önemli bir konuya temas etmişsiniz ki... Başından beri akpartiliyim, ama partimiz sizin gibi değerlerin kıymetini bilemiyor... Ah be mhp nin başında sen olaydın keşke

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar