ÇETİN AY, "İRAN’DA BOMBALAR PATLIYOR."

Amerikan yüzyılı bitiyor mu...!

Güncel 8.03.2026 12:19:00 0
ÇETİN AY,

Amerika’nın ve İsrail’in İran’ı bombaladığı ve bombalandığı bir dönemde yaşıyoruz.
Bölgede açık bir askeri savaş var. Ama asıl mesele bombardımanın sahada gerçekten neyi değiştirdiğidir.

Çünkü bir ülkeyi bombalamak başka şeydir, o ülkeyi diz çöktürmek başka şeydir.
Tarih bunun örnekleriyle doludur. Büyük ordular, büyük hava güçleri ve trilyon dolarlık askeri bütçeler her zaman kesin zafer anlamına gelmez.

Eğer savaşın ilk günlerinden sonra hâlâ İran’ın askeri kapasitesinin tamamen felç edildiğini gösteren açık bir tablo yoksa, sorulması gereken sorular vardır.

İsrailli gazeteci Alon Mizrahi bu durumu şöyle ifade ediyor:

“Tarihe tanıklık ediyoruz. İran, herkesi şaşırtacak şekilde Amerikan üslerini o kadar kapsamlı ve kararlı bir şekilde vuruyor ki dünya buna hazır değil.”

Mizrahi’ye göre İran yalnızca birkaç gün içinde bölgedeki askeri dengeleri sarsmayı başardı. Bahreyn, Kuveyt, Katar ve Suudi Arabistan’daki Amerikan üsleri onlarca yıl boyunca kurulan ve trilyonlarca dolara mal olan yapılardır. Buna rağmen yüz milyonlarca dolar değerindeki radar sistemlerinin ve askeri teçhizatın imha edildiğine dair iddialar konuşuluyor.

Dikkat çeken bir başka nokta ise bilgi akışı. Irak savaşını hatırlayın. Her gece bombardıman görüntüleri yayınlanır, operasyonlar dünyaya neredeyse canlı yayın gibi gösterilirdi. Bugün ise aynı yoğunlukta görüntüler yok.

Bu durum şu soruyu doğuruyor:
Eğer dünyanın en büyük hava gücü gerçekten İran semalarında mutlak bir üstünlük kurmuşsa, o zaman bu görüntüler nerede?

İran gibi büyük bir ülkenin askeri kapasitesini kısa sürede yok etmek kolay değildir. İran yıllardır böyle bir senaryoya hazırlanıyor ve askeri altyapısının önemli bir kısmını yer altına yaymış durumda.

Ama meselenin daha büyük bir tarafı var.

Eğer Amerika bu mücadeleden ciddi şekilde yıpranarak çıkarsa, bunun etkisi yalnızca İran ile Amerika arasında kalmayacaktır. Bu durum NATO’nun geleceğini ve küresel güç dengelerini de etkileyebilir. Çünkü NATO’nun omurgası Amerika’dır. Amerika sarsılırsa, NATO da sarsılır.

Ve giderek daha fazla hissedilen bir gerçek var:
Eğer Amerika bu maçı kaybederse, ortaya çıkacak yeni düzenin kazananı İran olmayacaktır.

Asıl mesele dünya düzeninin değişmesidir.

Dünya uzun süredir tek kutuplu Amerikan düzeninden uzaklaşıyor. Asya’nın yükselişi, yeni ekonomik bloklar ve değişen güç dengeleri bunun işaretleri.

Hatta bazı strateji çevrelerinde Pentagon’un kendi içinde tartıştığı üç kritik senaryodan söz ediliyor.

Birinci senaryo: Uzayan savaş. Amerika İran’ı kısa sürede diz çöktüremez ve savaş yıllara yayılan bir yıpratma mücadelesine dönüşür.

İkinci senaryo: Bölgesel genişleme. Çatışma yalnızca İran ile sınırlı kalmaz; Basra Körfezi ve çevresi daha büyük bir krize sürüklenir.

Üçüncü senaryo: Küresel güç kayması. Eğer Amerika bu süreçten ciddi şekilde yıpranarak çıkarsa, dünya tek kutuplu düzenden çok kutuplu bir güç dengesine doğru hızla kayabilir.

Belki de dünya 2027’ye doğru ilerlerken yeni bir gerçekle tanışacak:

Artık dünyayı tek bir güç yönetmeyecek.

Bu savaşın sonucu sadece İran’ı değil, 21. yüzyılın güç dengesini belirleyebilir.

Çetin Ay
Bwa Başkanı

Pazar Bölgesel düzensiz yağmur yağışlı 8.2 ° / 1.4 °
Pazartesi Güneşli 12.1 ° / 0.4 °
Salı Güneşli 12.1 ° / 0.9 °