Ülkücü fikir ve siyaset adamı Hakkı Öznur siyasetin gündeminde olan küfürbaz siyaset ve CHP-AKP siyaseti ile önemli açıklamalar yaptı. Öznur, Her iki partiyi ilkesiz, seviyesiz ,tutarsız, omurgasız, ahlaksız siyaset izlemekle suçlayarak birbirlerinden farkı olmadığını söyledi.

Hakkı Öznur’un açıklamasının tam metni şu şekilde:
AKP ve CHP izledikleri kirli siyaset ile siyaseti kirletmişlerdir. AKP ile CHP arasında kirli ve küfürbaz siyaset konusunda hiçbir fark yoktur. İkisinin de sicili bozuktur. İlkesiz, seviyesiz, küfürbaz, ahlaksız siyasetin temsilcileridir. Her iki partide her daim yolsuzluklarla, hırsızlıklarla ,rüşvetlerle gündemdedir.
Siyaset o kadar kirlendi ki kire siyaset dense kire hakaret olur. Kirlilik siyasete , siyasette topluma sirayet ediyor Devleti ve siyaset kurumlarını ele geçiren bir ''Kirli siyaset” var
Temiz bir toplum yaratmanın yolu temiz siyasetten geçer Siyaset hayatın her anını ve alanını kuşatan hizmet alanıdır. Bu alandaki hizmete kendini adayanlar; millet menfaatini esas almalıdır. Aksi takdirde siyaset kirlenir. İdeolojik ve kirli siyaset girdabındaki toplum, adalet ve güven duygusunu kaybeder.
Maalesef kirli siyaset en büyük problem. Kirli siyaseti şiddetle reddediyoruz. Siyasetin ne kadar kirlendiğini sokaktaki vatandaş da biliyor. kesinlikle siyasi ahlak yasası çıkmalı. siyaset düzgün temiz namuslu insanların görevi olmalıdır.
Siyaseti insana ve millete hizmet etmek amacı dışında; herhangi bir çıkar için yapmak isteyen insanlara karşı bütün partiler kapılarını kapatmalıdır
Temiz siyaset denince ilk akla gelen şehit lider Muhsin Yazıcıoğlu’dur. Onun siyaset üslubunda seviye, nezaket, naiflik, hoşgörü, diyalog, kuşatıcılık vardı. Bugün ülkeyi yönetenlerin üslubunda ise tam tersi var. Güç zehirlenmesi yaşayan siyasetçileri daima uyarmıştır. Güç çılgınlığı ile yoldan çıkan saldırgan ve çirkin bir dil kullanan, kendini “tek adam” olarak görenleri, otokrasiye saplanmakla itham etmiştir.
Bu gün ülke siyasetinin gündeminde kendi partisinin belediye başkanına alkolün etkisiyle şuurunu kaybederek küfreden , siyasi nezaketten yoksun bir genel başkan var.

ERGEN ÇOCUK GİBİ HAREKET EDEN KÜFÜRBAZDAN GENEL BAŞKAN OLMAZ!
Kabir başında rakı içerek gündeme gelen Özgür Özel bu seferde küfürbaz sözlerle gündeme gelmiştir. Keçiören Belediye Başkanı Dr. Mesut Özarslan’a Whatsapp üzerinden küfürbaz mesajlar göndermiş , hakaret etmiştir. Türk siyasi hayatına küfürbaz Genel başkan olarak geçmiştir.
İlkesizlerden, ahlaksızlardan, omurgasızlardan, küfürbazlardan, zübüklerden, hesap adamlarından, alkoliklerden, genel başkan olmaz! siyasetçi olmaz! Türk siyaseti bunlardan temizlenmeli ve kurtulmalıdır!
Ergen Çocuk gibi hareket eden İmamoğlucu kliğin CHP’yi belediye imkanlarıyla ele geçirmesine zemin hazırlayan halk geçim derdindeyken işçi ,köylü, esnaf, emekli perişan haldeyken, işi gücü, siyasi mevta olan İmamoğlu’nu kurtarmak olan Özgür Özel izlediği yol ve yöntemlerle AKP ve Erdoğan’a hizmet eden bir siyasidir.
Türkiye’nin milli güvenliğini tehdit eden Suriye’nin kuzeyindeki SDG/ YPG terör yapılanmasına yapılan operasyonlara karşı çıkan parti içindeki Sezgin Tanrıkulu vb. lerinin kobani –hobani yalanlarına destek veren 30-31 Ocak günü İstanbul’da bölücülüğe hizmet eden panelde konuşma yapan terörist başına “umut “hakkı konusunda cumhur ittifakı gibi düşünen Özgür Özel CHP’nin başında olduğu müddetçe Erdoğan sarayda kahvesini keyifle içmeye devam eder.
Patronları Ekrem İmamoğlu Murat Kurum ile görüşünce ses çıkarmayanlar söz konusu Mesut Özarslan olunca Bakan Murat Kurum ile nasıl görüşür diyerek iki yüzlü bir siyaset izliyorlar.
Özgür Özel partisini, ülkesini, halkını, vatanını seviyorsa istifa edip, Manisa’daki Eczanesinin başına dönmeli, mümkünse Ankara’ya hiç uğramamalı. Ülkenin Ana Muhalefet partisi Whatsapp ile yönetilemez! Yönetilirse, Erdoğan gücüne güç katmaya AKP ise iktidarını korumaya devam eder.
İYİ Partiden CHP’ye 6 milletvekili DP’den 2 milletvekili geçerken demokratik siyaset oluyor CHP’den istifalar olunca hain oluyor işte CHP’nin iki yüzlü omurgasız siyaseti.
CHP DEYİNCE AKLA “GÜNEŞ MOTEL” GELİYOR
CHP’nin de AKP gibi bir çok konu da sicili de kirli ve bozuktur. Bundan 49 yıl önce 1977 yılının Aralık ayında, Belediyeye bağlı ,“Güneş Motel”de mebus pazarı, kuran mebus borsası kuran CHP’yi tarih ve milletimiz unutmadı. Siyasi bir ahlaksız olarak tarihe geçen “ Güneş Motel olayı” yaşandığında Özgür Özel 3 yaşındaydı. Kısa donla geziyordu.
Türkiye’de 12 Eylül öncesi, otellerde kurulan mebus pazarları vardı. Satılık milletvekilleri ile hükümetler düşürülür, hükümetler kurulurdu. İlk mebus pazarı, 1970’de Ankara’da Uzun Otel ve Anadolu Kulübü’nde kurulmuştu. Onu Aralık 1978 de yaşanan kirli ve karanlık Güneş Motel olayı takip etti.
Eskiden satılık milletvekilleri meşhurdu. Otel lobilerinde, iş adamlarının gayrimeşru paralarıyla, gayrimeşru pazarlıklarla parti değiştirirler, hükümetlerin düşmesine sebep olurlardı.
Siyasetin hafızasına kara bir leke olarak geçen “Güneş Motel” olayı dönen rüşvet çarkları,ile siyasi tarihimize kara bir leke olarak geçmiştir. Güneş Motel" olayı Türk siyasetinde 1977 yılında yaşanan dev bir milletvekili transferi olayı. Çınar Otel’de , Kalyon Otel’de , Güneş Motel’de Kasım ve Aralık ayında bir çok AP milletvekilleri ile pazarlıklar yapılmıştır.
Güneş Motel'in Türk siyaseti açından önemi ise dönemin CHP Lideri Bülent Ecevit'in hükümet kurabilmek için Adalet Partisi'nin (AP) milletvekilleri ile transfer görüşmesini Güneş Motel'de yapmasından kaynaklanıyor.
Güneş Motel Olayı veya 11'ler Olayı, 1977 yılı sonunda, 1977 Türkiye genel seçimlerinde Adalet Partisi'nden milletvekili seçilen 11 vekilin partilerinden istifa ederek Cumhuriyet Halk Partisi'ne destek vermesini ifade eden olay.
Bu vekiller 5. Demirel Hükûmeti'ne verilen gensoruyu desteklemek, Bülent Ecevit'in kuracağı hükûmetin güvenoyu oylamasında destek vermek karşılığında Ecevit'in kuracağı 42. Türkiye Hükûmeti'nde ekseriyetle bakanlık görevi almıştır.
CHP'nin gensorusu ile 31 Aralık 1977'de Süleyman Demirel başkanlığındaki II. MC Hükümeti devrildi. 12'ler içinde olan ve daha sonra tarihe 11'ler olayı olarak geçecek bu gensoru görüşmesine Balıkesir Milletvekili Cemalettin İnkaya eski partisinden aldığı aşırı baskı nedeniyle katılmadı. AP'den ayrılan vekillerin gensoruyu desteklemesi neticesinde 41. Türkiye Hükûmeti düşürüldü. ve Güneş Motel Olayı da bu nedenle 11'ler olayı olarak da anıldı.
Böylece 12'ler grubu gensoru görüşmeleri sırasında 11'e düştü ve öyle anılmaya başlandı. Ardından Ecevit hükümeti güvenoyu aldı. Ecevit, Oğuz Atalay'ın bakanlık teklifini reddetmesi sonrası geri kalan eski AP'li 10 vekile bakanlık vererek 42. Türkiye Hükûmeti'ni kurdu Güneş Motel Olayı'nda adı geçen vekillere dağıtılan bakanlıklar şu şekildeydi:
Tuncay Mataracı - Gümrük ve Tekel Bakanı
Şerafettin Elçi - Bayındırlık Bakanı
Mete Tan - Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanı
Hilmi İşgüzar - Sosyal Güvenlik Bakanı
Orhan Alp - Sanayi ve Teknoloji Bakanı
Ali Rıza Septioğlu - Devlet Bakanı
Enver Akova - Devlet Bakanı
Hasan Korkut - Devlet Bakanı
Ahmet Karaaslan - İmar ve İskan Bakanı
Güneş Öngüt - Ulaştırma Bakanı
Kirli Pazarlıklar Adalet Partisinden istifa eden Milletvekillerini Bakan yapan parti CHP idi. Ardından 2. MC hükümeti yıkılmış Demokratik Parti ve Cumhuriyetçi Güven Partisi'nin de desteğiyle hükümet kurulmuş ve Bülent Ecevit Başbakan olmuştu. Bu Hükümet en büyük zulmü 22 ay boyunca (5 Ocak 1978 - 12 Kasım 1979) MHP ve Ülkücülere yapmıştır Ülkücüler meydanlarda “zam zulüm işkence işte CHP” diyerek CHP iktidarı ile mücadele etmiştir.
CHP önce kendini sorgulamalıdır. AKP gibi CHP’de rüşvet Hırsızlık ve yolsuzluklarla anılmaktadır. AKP ve CHP ilkesizdir, seviyesizdir, makyevelisttir. İki partide iş, ihale, rantiye partisidir.
Şehit lider Muhsin Yazıcıoğlu AKP ve CHP ile ilgili 2008 yılında şunları söylemiştir:
“AKP’de CHP’de sistem partileridir. Türkiye’nin köklü meselelerini çözemezler ilkesiz, seviyesiz ve tutarsızlardır. O yüzden al birini vur ötekine. Birbirlerinde hiç farkları yoktur.”
Bir kez daha söylüyorum. Siyasi partiler yasası değiştirilmeli siyasi ahlak yasası çıkmalıdır. Milletvekili ve Belediye Başkanlarının parti değiştirmeleri yasa ile engellenmelidir. Anayasa’da değişiklik yapılmalı ve parti değiştiren Belediye Başkanları ile Milletvekillerinin Başkanlıkları ve Milletvekilliği düşürülmelidir.