#Bunlara Tasdikname
TRT, TFF, MHK, beINSPORTS, hakemler ve medyacılar...
Üzgünüm... Lakin sanayiye de kıyamam; zannımca onlar da istemez.
---
Ne güzel değil mi; Futbola aşığız, küfüre karşıyız.
Maçlara takımlar bu pankartla çıktı. Bir sonraki pankartı ben söyleyeyim;
Futbola aşığız, “uzuv tutmaya” karşıyız.
---
MÜTHİŞ bir hikâye;
90+7. dakika... Benfica, Real Madrid karşısında 3-2 önde. Benfica kalecisi Trubin, topu oyuna sokmakta gecikince taraftarının protestosuna maruz kalır. Çünkü bu sonuçla Benfica ilk 24’ün dışında kalır, Real Madrid kendini ilk 8’atar.
90+8... Real 10 kişi. Benfica serbest vuruş kazanır. Protestoların odağındaki kaleci de ileri çıkar. Top ceza sahasına gönderilir, Trubin kafayı çakar; 4-2.
Benfica ilk 24’e girerken Real’i de ilk 8’in dışına atar. Mourinho, bir kez daha dört ayak üstüne düşer.
Şampiyonlar Ligi’nin Tabii platformundan yayıncısı TRT (TRT Spor) bunu, bir hikâyeyle seyircisine sunmaz/sunamaz. TRT, saat farkı nedeniyle gecenin kör yarısında -hadi goygoy demeyeyim- size laf dinletir.
---
Yayın hakkı sende. Bu kadar zor mudur? Özetleri verirsin. Puan cetvelinden sonra gelecek maç programını verirsin. Sonra, kimi istiyorsan, ne kadar istiyorsan o kadar konuştursun.
Biraz saygı; okula gidecek çocuklar var... İşe gidecek insanlar var.
---
Gerçekten okumaz bu! Verin sanayiye gitsin. Ama orada da çok zılgıt yer.
Futbolun neyse diyorum ya... Medyan da o kadar... TRT’ten de o kadar işte.
---
BIKMADINIZ MI? Bana gına aldı. Kenarda sürekli bir öfke içinde her karara itiraz eden teknik direktörler (kervana Sami Hoca da katıldı) ve faule rağmen yapmamış gibi davranan, üstelik rakibine saygı duymayan, aşağılayan oyunculardan gına geldi gerçekten.
---
Eski gücünde olmayan ve Premier Lig’de zor günler yaşayan Liverpool, grup aşamasını Arsenal ve Bayern’in ardından 3. sırada tamamladı.
Sadece 4 gol yiyen Arsenal 8’de 8 yaptı.
Marsilya, PSV, Athletic Bilbao, Napoli, Ajax elendi.
AVRUPA MESAİSİ
Manchester City-Galatasaray: 2-0
“Bi fark var... Onlarla bizim aramızda bi fark var...”
Bu iş sadece para olsaydı kolaydı. Başta kültür, bilim ve aklı selim olmak üzere bir sürü faktör var. Kaldı ki Galatasaray, ülkemizin açık ve net bir biçimde Şampiyonlar Ligi’nde en önemli ve birinci temsilcisidir.
City rahat kazandı. Sarı kırmızılılar ilk devre varlık gösteremedi. Osimhen, İlkay Gündoğan, Barış Alper Yılmaz ve Abdülkerim Bardakçı belki de en sıkıntılı, formsuz maçını oynadılar. Hâl böyle olunca 2-0 fazlasıyla normaldi.
Galatasaray, 5-1’lik ağır bir mağlubiyetle başladığı ligde 10 puan toplayarak ilk 24’e kalmayı başardı. Düşünülecek en önemli konu; temsilcimiz Liverpool’a kaybetse bile 13-14 puan toplamalıydı. Liverpool ile 16-17 yapardı ki...
Bir diğer Türk; Karabağ... Grup aşamasında Liverpool’a karşı ağır bir yenilgi alsa da ilk 24’e kaldı. Tebrikler “can dost” Karabağ...
Steaua Bükreş-Fenerbahçe: 1-1
Temsilcimiz iyi başladı, İsmail Yüksek ile skoru da aldı. 1-0 ile sıralamada 12. basamağı da gördü. Sonra durdu takım, ahı da vahı da gitmiş Steaua maçı berabere bitirdi. Sarı lacivertliler grup aşamasını 19. sırada tamamladı.
30.01.2026/Cuma
UĞURLU ÖFKE ÇÖZÜM DEĞİL...
HESAP.COM ANTALYASPOR-TRABZONSPOR AŞ: 1-1
Goller: Streek (43’)/Onuachu (53’-P)
Açılış maçı ilginç bir maç olarak kayıtlara geçti...
43’te Sander van de Streek, Trabzon savunmasının hatasını affetmedi ve tabelayı değiştirdi.
İkinci devre Trabzon daha önde oynadı ki ilk devreyi de böyle oynamalıydı takım. Ancak üretme sıkıntısı vardı. Birkaç pozisyonda da kaleci Julian Cuesta kalesindeydi.
İlk penaltı: Onuachu kafa vuruşunu yaparken iki savunma oyuncusunun arasında kaldı. Futbol da rakibi bozmak vardır lakin her iki oyuncuda da gecikmiş hamleler söz konusuydu ki ben penaltı dedim. Benimle aynı fikirde olan Oğuzhan Çakır’ı da tebrik ettim. Onuachu kötü bir vuruş yaptı fakat kısmette gol vardı.
Bu pozisyonda çok öfkelenen Sami Uğurlu iki sarıyı peş peşe görerek kızardı.
İkinci penaltı: Bu da penaltıydı ancak VAR incelemesi hayli uzun sürdü. Trabzon’un golcüsü yine ilkindeki gibi kötü kullandı atışı. Bu defa kaleci kurtardı.
Ancak 81’den (ikinci penaltıdan) sonra bir şeyler değişti. Benim algıma göre Çakır, baskıyı daha fazla kaldıramadı ve maçın berabere bitmesini iyi bir sonuç olarak gördü. Aksi takdirde Okay Yokuşlu ve Onuachu’ya o düdükleri çalmazdı.
Trabzon ve Fatih Tekke, böylesi maçları kesinlikle kazanmanın yollarını bulmalı.
Kasımpaşa-Samsun: 0-1
Bu kadar faulle (21+21=42) iyi bir oyun ve kaliteden bahsetmek söz konusu bile olamazdı ki nitekim olmadı. Kadrosuna takviye yapmasına karşın Kasımpaşa’da değişen bir şey yok. Müzmin yorgun Samsun’da harika oynamadı ancak 90+2’de Assoumou ile 3 puana ulaştı.
31.01.2026/Cumartesi
Alanya-Eyüp: 1-3
Goller: Güven Yalçın (3’)/Talha Ülvan (49’), Yao (86’), Ampem (90+4’)
Alanya golü attıktan sonra topu konuk takıma bıraktı. Ancak bu bırakış biraz teslim oluş gibiydi lakin Eyüp üretemedi. Alanya yine de daha etkili oldu, Jankat Yılmaz 3 kurtarışla takımını oyunda tuttu.
İkinci devre golle başlayan Eyüp gerçekten açıldı ve kazanmayı hak etti.
Prince Ampem, kendi yarı sahasından topu sürdü, 4 çalımla rakibini geçti, köşeye bıraktı. Gol; haftanın golüne aday oldu.
Başakşehir-Rize: 2-2
Goller: Şahmuradov (19’), Bertuğ Yıldırım (74’)/Muhammet Taha Şahin (45+1’), Mihaila (68’)
Başa baş geçen maçta konuk Rize iyi bir performans gösterdi. Geriye düştüğü maçta öne geçmeyi başardı lakin Bertuğ Yıldırım skoru 2-2 olarak belirledi.
ORKUN’UN İNADI
BEŞİKTAŞ AŞ-TÜMOSAN KONYASPOR: 2-1
Goller: Cerny (34’), Orkun Kökçü (77’)/Deniz Türüç (23’)
Kırmızı kart: Asllani (82’, Beşiktaş)
Orkun Kökçü geçen hafta siftahı yapmıştı ama bir de “İnönü’de” siftah gerekti. Vurdu, kaleci kurtardı... Vurdu, direk izin vermedi... Vurdu, kaleci sektirdi, gol Cerny’ye kısmet oldu. Vurdu, nihayet attı. Üstelik bu gol 3 puanı getiren gol olunca daha değerli oldu.
Beşiktaş iyi başladı ama skoru Konya değiştirdi. Golden sonra zaman zaman tempoyu çok yükseltti ev sahibi, pozisyon üretti, tehlikeli de oldu. Cerny’nin golü ilk devrenin skorunu beraberlik olarak belirledi.
İkinci devre de benzer bir oyun vardı. Ancak Konya’nın da dengeli bir oyunu ve geçiş hücumlarında pozisyonları vardı.
Yeni transfer Asllani’nin ortasında top Orkun’un önünde kaldı. Kaptan, topu sağına çekip uzak köşeye vurdu, çok istediği golü attı. Bu golde sanki Konya savunmasının çok ufak bir teması da vardı.
Konya’nın yeni transferi Deniz gol attı, Eski Beşiktaşlı Muleka gayretliydi ama maçın yıldızı Orkun Kökçü oldu.
YÜRÜYÜŞE DEVAM
Göztepe-Karagümrük: 2-1
Goller: Olaitan (20’), Janderson (45+1’)/Serginho (13’)
Göztepe, pek yapmadığı bir şeyi yaptı ve rakip hücumcuyu defans arkasına kaçırdı. Maçın favorisi skorda geriye düştü. Ama belki de herkes Göztepe’nin bu maçı çevireceğini düşündü. Çevirdi İzmirliler.
Göztepe’nin yürüyüşü devam ediyor. Karagümrük’te 1. Lig’e doğru yürüyor.
01.02.2026/Pazar
LONG FIRTINASI
GALATASARAY AŞ-ZECORNER KAYSERİSPOR: 4-0
Goller: Opoku (7’), Osimhen (26’-P), Sara (60’), Icardi (90+4’-P)
Eğer Lang çok yaklaştığı golü atabilseydi medyacıların manşeti bu olacaktı. Buna karşın yeni transfer Lang, bir rüzgâr estirdi. İyi toplar attı ve muhtemelen sahanın en az top kaybı yapan oyuncusuydu. Kadro derinliğinde faydalı olacak bir oyuncu olduğunu gösterdi Hollandalı.
Bununla birlikte özellikle ilk devre farkındalık yaratan oyuncu Sallai oldu. Çok iyi paslar gönderdi, savunmada da hata yapmadı. Ancak kendisinden rol çalan Sara olmasaydı maçın oyuncusu olurdu.
Gabriel Sara, uzun bir aradan sonra forma girmiş, doğrudan gol katkısı da vermişti. Bu maçta da attı golünü. Muhtemelen maçın oyuncusu olmayı başardı.
Osimhen’in City maçındaki savruk oyunu bu maçta da devam etti. Bence Nijeryalı hayli yorgun.
Yaser Esneider Asprilla Martinez... Kolombiyalı 74’te oyuna girdi. Sol ayağını ve top kontrolünü beğendim.
Maçın manşeti Kısmetle başladı, kısmetle bitti olmalı. İlk gol kendi kalesine, iki de hatayla gelen penaltı. Bir kısmette Icardi’ye... Arjantinli gol sayısında Hagi’yi yakaladı.
Kayseri çok zayıf kaldı. Bir de savunma hataları gelince puan imkânsız hâle geldi.
Hakem Adnan Deniz Kayatepe fena değildi ancak Abdülkerim Bardakçı’nın elle oynamasını kaçırmamalıydı. Lakin bu konuda sıkıntılı olabilir Kayatepe, ikinci penaltıda daha açık elle oynamayı da kaçırdı. Kartlar konusunda daha dikkatli olur ve hatalarından ders almayı başarırsa çok başarılı olabilir.
Gençlerbirliği-Gaziantep: 2-1
Ev sahibi çok etkili olmasa da sağlam oyunuyla kazanmaya yakın olan taraftı. Thalisson Kelven ile öne geçtikten sonra ikinci gol gelmeyince konuk takım oyuna ortak oldu. Bayo, Kelven’in golüne benzer bir golle skoru eşitledi.
Metehan Mimaroğlu, 77’de golü atarak 3 puanı Ankara’da tuttu.
02.02.2026
KOCAELİSPOR-FENERBAHÇE AŞ: 0-2
Goller: Asensio (45+1’), Nene (75’)
Kocaeli iyi başladı, bir yarım saat Fenerbahçe’ye göz açtırmadı. Bu dilimde konuk takım rakibinin oyununu kabul etti. Sonra kısmen oyun dengelendi ve sarı lacivertliler Alvarez ile önemeli bir pozisyondan yararlanamadı. Ancak Asensio, devre biterken ceza sahası dışından şahane bir vuruşla golü attı.
Bu gol ile Fenerbahçe ikinci devreye daha rahat çıktı. Ama top yine daha çok Kocaeli’nde kaldı. Ev sahibi maç boyunca yakaladığı en önemli pozisyondan da golü bulamadı, Petkovic’in şutunda Ederson gole izin vermedi. Nene’nin golü maçı bitirdi, Fenerbahçe hata yapmadı.
Fenerbahçe hata yapmadı ama hakemler? Onlar için aynı şeyi söylemek mümkün olmadı. Sahada Alper Akarsu ve VAR’da Abdullah Buğra Taşkınsoy vardı.
Teknik olarak yapılan en büyük hata Talisca’nın tokadının atlanması oldu. Ancak yayıncı kuruluşun görüntüleriyle sarı ya da kırmızı demek kolay değildi.
Buna karşın otorite hak ile yeksan oldu. Oosterwolde, Alvarez ve Skriniar hakemlerin de MHK ve TFF’nin de otoritesini yerlere çaldı. Talisca da tokattan sonra otoriteyi zorladı. Buradan sadece Alvarez kart gördü. Bir de Skriniar’ın “uzuv” meselesi vardı.
Bay Akarsu, doğrudan sonuca etki etmedi... Tamam. Ama aynı Akarsu rakip yarı sahalarda hücumcuların minik temaslarına anında faul çalarken savunmacılara çok hoşgörülüydü.
GÖZE TAKILANLAR;
*Emre Bol: Yeter artık kardeşim, nedir bu Hollanda takımları... Ben de artık Manchesterler, Madridler, Barcelona ve Bayern gibi takımlarla oynamak istiyorum. Şimdi tutturmuşlar, Pilzen mi Forest mi? İki birden gelse ne olacak?
*Sosyal medya esprisi; Emre Belözoğlu: Kalecimizin üstünde Galatasaray forması olsaydı o golü yemezdik.
GÖZE BATANLAR;
*OLMAYINCA... O Sivas maçını kazansaydı belki şampiyon olacaktı ve biz bugün başka şeyler konuşuyor olabilecektik. Ya da Ankaragücü küme düşünce ayrılmayıp yeniden Süper Lig’e çıkarmak için çalışsaydı... Olmadı... İçinden çıktığın camiayı ve/veya oynadığın kulübü şampiyon yapmak kolay değil ve herkese nasip olmuyor. İlk akla gelen isimler Fatih Terim, Hamza Hamzaoğlu, Okan Buruk, Rasim Kara, Aykut Kocaman... Bunun için çok çalışmanın yanı sıra kadir kıymet ve geçmişten gelen hukuku bilmek ve az biraz olsun vefalı olmak gerek. Hırçın, öfkeli ve agresif olmamak gerek. Duyguları yönetmek gerek.
Sadece “Galatasaray” demeseydin de “Kerem Demirbay’ın üstünde büyük takım forması olsa atılmazdı” deseydin olabilirdi. Ama sadece “Galatasaray” demenin uygun olmadığını aklı selim ve vicdan sahipleri biliyor. Tamam, çok zeki olabilirsin lakin alem de aptal değil.
Olmadı... Bu sezon da olmadı, olmayacak gibi. Belki de bir nokta da bırakmalı insan. Zorlamanın alemi yok. Örneğin Maradona çok fazla zorlamadı...
*Otorite... Bu ligin otoritesi elbette TFF, MKH ve hakemlerdir. Lakin otorite gerçekten görmüyor, işitmiyor, bilmiyor... Ederson, Duran (ki bu asla kabul edilemez. Beşiktaş zamanında oyuncusu Pascal Nouma’ya önce kendisi kesmişti cezayı) derken şimdi de Skriniar. Bu ülkenin güzel insanları, özellikle kadınları ve çocukları bu rezilliğe mecbur mu?
Yorum-Haber: Yüksel Durak