TARAFTAR GÖZÜYLE SÜPER LİG
19. Hafta (23-26 Ocak 2026)
TOPLA OYNAMAK, TOP OYNAMAK
“82/18 Abartısı”
Futbol, topsuz oynanan bir oyun olsaydı, Göztepe, bu ligin lideri ve sezon sonunda şampiyonu olurdu. Ama yüzde 18 bir abartı değil miydi gerçekten.
---
“Hâlâ anlaşılmadı mı; Galatasaray Süper Kupa ile rakiplerine tuzak kuruyor.”
---
Nihat Kahveci: bu ligde hakem/hakemlik bitmiş...
Söyleyecek fazla söz yok; çünkü bizim hakemler “avantaj kuralını” dahi bilmiyorlar. Yayın üstünde faul oluyor. Orta sahaya doğru gelen top aynı takımda kalınca “iki kolu da uzatarak” avantaj diyorlar.
Üzgünüm ama bunu yapanlar “hakem” olamaz.
---
Genç/Yeni nesil teknik direktörler, gerçekten sizi destekliyor ve başarılı olmanızı istiyorum fakat kenarda bir duruşunuz olsun lütfen. Olur olmaz her şeye itiraz etmeyin, saçma kartları görmeyin. Sürekli dördüncü hakeme gitmeyin. Oyuncularınızdan daha sakin olun.
Uzağa gitmeye gerek yok yahu; Stoilov’u izleyin yeter.
Ağır olun da “hoca” diyelim size.
---
Faul yaptığı hâlde yapmadım diyen, faul yaptığı hâlde kendini atan, ayağına bastığı meslektaşına -terbiyesizce ve itici bir biçimde- kalk diyen oyuncular cezalandırılsın. Oyunun imajını bozmalarına izin verilmesin. Hatta basketbolda olduğu gibi düdük çalındığında faulü yapan elini kaldırsın.
---
Erman Toroğlu’nun kulaklarını çınlatayım, o çok kullanır... Başkaları da... Futbolcu çok zeki/akıllı insandır. Üzgünüm, dünyanın en basit oyununu oynamak için böyle bir akla/zekâya gerek yok. Maksat oyun zekâsı ise Messi gibiler iyi bir örnek.
Değilse futbolculara çok “hin” demek daha doğru olacak.
Mim: VAR’ın olduğu bir yerde, ahlaklı olmayı geçtim, biraz aklını kullanan hiç kimse hakemi de taraftarları da kandırmaya kalkmaz. Ama kandırmaya çalışan onlarca futbolcu var değil mi?
---
Hakemler! Futbolcuları tanımıyor musunuz? Maç seyretmiyor musunuz? Onuachu’nun ne kadar iyi niyetli ve temiz oynadığını görmüyor/bilmiyor musunuz? Lütfen dikkat edin, böylesine iş ahlakına sahip futbolcuyu yoldan çıkarmayın yahu, lütfen!
---
Sponsorluk tamam ama şifre gibi ya da internet sitesi gibi isimlerden sonra kulüp ismini bulmak kimseyi rahatsız etmiyor mu? Mecbursa takımın isminden sonra yazılsın sponsor ismi.
Avrupa Mesaisi
Galatasaray-Atletico Madrid: 1-1
Goller: Llorente (20’-KK)/Simeone (4’)
Kupa ve Gaziantep maçları sarı kırmızılı taraftarların ensesini karatmıştı. Gaziantep maçında tribünlerde boşluklar ve protestolar vardı. Atletico maçı ne olacaktı?
Ama burası Şampiyonlar Ligi’ydi... Karşıda Türk olmayan bir takım vardı. Cim Bom, bu ligin gediklilerindendi.
Daha bismillah demeden Sanchez-Sallai-Abdülkerim Bardakçı-Eren Elmalı’nın (savunma dörtlüsü yahu) hatalarından konuk takım golü attı. Buna rağmen Galatasaray karakterini gösterdi, çok iyi mücadele etti. Çok önemli olan 1 puanı aldı. Son dakika da Sara-Eren o mutlak golü kaçırmasaydı 3 de olurdu.
Atletico gerçekten çok iyi bir takım. Bir bütün halinde (kompakt) oynayan takım çok az günümüzde.
Kader; bir Simeone kenardaydı, golü sahadaki oğlu attı.
Kısmet; Llorente sahanın en iyilerinden biriyken golü kendi kalesine attı.
Kader anı; son dakikalarda serbest vuruşta topun başına Griezmann geçti, çok da iyi vurdu Fransız. Uğurcan Çakır müthiş bir kurtarışa imza attı.
Fenerbahçe-Aston Villa: 0-1
Gol: Sancho (25’)
Karakteristik olmaya başladı, sarı lacivertliler ilk yarıda hiç yoktu. İngiliz ekibi maçı bu devre de bitirebilirdi. Ama beceriksizlik ya da Fenerbahçe şansı devre 1-0 bitti.
İkinci devre hareketlendi temsilcimiz. Talisca ile de müthiş bir fırsatı kaçırdı. Buna karşılık Aston Villa’da hatırı sayılır derecede pozisyon buldu.
Son birkaç maçtır Fenerbahçe maçları ikinci devre çeviriyordu. Bu da Tedesco’nun taktik zekâsına bağlanıyordu. Yabana atılan ilk devreler için söylenebilecek bir şeyler yok mu?
Bak! Bu defa çeviremedin işte.
Maçlar sonunda Fenerbahçe ilk 24’dü garantiledi.
23.01.2026/Cuma
3 GÜZEL GOL
TRABZONSPOR AŞ-KASIMPAŞA AŞ: 2-1
Onuachu (51’), Zubkov (84’)/Diabate (61’)
Kırmızı kart: Kerem Demirbay (90+1’, Kasımpaşa)
Önce taraftar;
Son şampiyonluktan sonra işler bir türlü düzelmedi. Belki öfkelendiniz, takıma kızdınız. Buna karşın toprağınızdan genç bir teknik direktör, kısıtlı bütçe ve genç kadroya rağmen önemli işler yaptı. Takım hâlen şampiyonluk yarışında. Bu takıma, bu sene destek verilirse gelecek sezon çok daha iyi ve iddialı bir Trabzon görmek çok mümkün.
Boş tribünler yakışmıyor Trabzon’a...
Başkan Ertuğrul Doğan;
Realist bir açıklama ile hedefi 1-4 olarak açıkladı ki bordo mavililer sezonu en kötü üçüncü sırada bitirecek. Ki bu başarı yüksek bütçeli iki İstanbulluya karşı gelecek.
Başkanın kıymetini bilmek gerek.
Açılış maçı oldukça iyiydi. Gerçi Trabzon, Fenerbahçe gibi ilk yarıda sahada değildi âdeta. Paşa da sahayı çok iyi parselledi, nefis bir savunma örnekliği verdi ve iki de önemli fırsatı kaçırdı.
İkinci devre özlenen golcü Onuachu sahadaydı ve golünü de attı Nijeryalı.
Bu şık gole cevap hem de ilginç bir şekilde 61’de Diabate’den geldi. Malili harika bir gol attı.
2 puan gidiyor mu endişesi yaşanırken, sahanın en formsuzlarından biri olan Zubkov, yılın golüne aday bir gol atarak takımına 3 puanı getirdi.
Sahanın en “klas” futbolcusu Diabate idi. Ben, Samsun’dan hatırladığımı sandım ama Türkiye’de (Sivas/Trabzon/Göztepe/Giresun) arasında mekik dokumuş.
Fatih Tekke’ye notlar; Onuachu neden bekler ki turnuvadan geldi futbolcu. İkincisi 10 kişi kalan rakibinden o baskıyı yememenin çaresi olsa gerek.
Emre Belözoğlu; sakinlik... Sakin... Sakin... Bu öfke ve hırçınlığın kimseye faydası yok.
Ali Yılmaz, umut veren bir hakem olarak Süper Lig’e başlangıç yaptı ancak kendini geliştirme sorunu var. Bu maçta çok ama çok formsuzdu. Verdiği vermediği kararlarda -istatistik ve ölçüm yok ama- kanaatimce doğruluk oranı ancak yüzde 10 oldu. Formda bir hakem Kerem Demirbay’ı atmaz, atılmasına engel olurdu. Topun başında dikilmek nedir Bay Yılmaz? “Düdüğü çalmadan başlama” der yerinize geçersiniz.
Gerçekten sahada futbolcular çok iyi niyetliydi.
24.01.2026/Cumartesi
Kayseri-Başakşehir:
Goller: Selke (35’-P), Ramazan Civelek (67’-KK), Nuno da Costa (86’)
Geçen hafta Beşiktaş’a çok iyi direnen Kayseri evinde neredeyse sahada yoktu, taraftarını da kızdırdı. Başakşehir, Nuri Şahin oyununu oynamaya başladığından beri iyi gidiyor. Konuk takım çok rahat kazandı.
Samsun-Kocaeli: 0-0
Haftanın maçı olabileceğini düşündüğüm maç tam bir hayal kırıklığı oldu. İlk devre isabetli şut yoktu. Futbolseverler ikinci devre sadece 3 isabetli şut görebildi.
İLK DEVRE KESADI...
MISIRLI.COM.TR FATİH KARAGÜMRÜK AŞ-GALATASARAY AŞ: 1-3
Goller: Barış Kalaycı (27’)/Sara (1’ ve 51’), Osimhen (55’)
Sondan başlayayım; oyunun en kötüsü stat ve sahaydı. Hele de kış mevsiminde burada top oynamak gerçekten bir zulüm...
Kervana Galatasaray’da katıldı... Sarı kırmızılılar daha maçın başında (31. saniye) öne geçmesine rağmen kötü bir oyun sergiledi. Ev sahibi oldukça iyi bir oyun oynadı ve şık bir golle eşitliği yakaladı.
Okan Buruk, ikinci devreye Torreira yerine Lemina ile başladı, hava ısındı. O kadar ki Gabriel Sara kafa ile gol attı. Hemen ardından karakteristik bir Osimhen golü geldi. Böylece Nijeryalı işbaşı yapmış oldu.
Galatasaray kötü oynamasına rağmen İlkay Gündoğan (2), Barış Alper Yılmaz ve Icardi ile net fırsatları da harcadı.
Maçın yıldızı tabii ki Sara denilecek. Osimhen denilebilir. İkinci 45’teki oyunuyla İlkay katılabilir. Ancak maçı değiştiren adam Lemina oldu. Gabonlu çok iyi oynadı.
Hakemlik vaka pek olmadı... Olsa ne olurdu; Allah bilir...
25.01.2026/Pazar
Gaziantep-Konya: 1-1
Goller: Sorescu (45+3’)/Kramer (88’)
Uzun süredir kazanamayan iki takım... Yine kazanan çıkmadı. Kiralıktan geri dönen “Eski Golcü Kramer” siftah yaparak 1 puanı kurtardı.
Rize-Alanya: 1-1
Goller: Mihaila (80’)/Mounie (89’)
2 kırmızı kart (Papanikolau (6’) Rize/Maestro (43’) Alanya) nedeniyle maç çok uzun süre 10-10 oynandı. Konuk takım, etkili oyununu bereketlendiremedi, tek gole razı oldu.
Neredeyse 90 dakika 10 kişi oynayan Rize, az daha 3 puanı kapacaktı.
Antalya-Gençlerbirliği: 2-1
Goller: Saric (26’), Streek (63’)/Koita (13’)
Gençlerin golünde topun kaleye giresi vardı vallahi. İsim Koita’ydı lakin tam bir kısmet golüydü. Antalya, iki güzel kafa golüyle 3 puanı almayı bildi.
Niang, penaltı aldatmasından sarı gördü.
STOİLOV ŞAH DEDİ...
FENERBAHÇE AŞ-GÖZTEPE AŞ:
Goller: Nene (17’)/Janderson (24’)
Biliyorduk Göztepe’nin topla işi olmadığını... Topu rakibe bıraktığını... Sağlam savunma yaptığını... Az fakat öz hücum yaptığını; hızlı ve dikine...
Ama 3’ü “deve dişi” 6 eksiği vardı takımın. Problem değildi, çünkü Stoilov’un takımı sistem takımıydı ancak Bulgar Hoca’nın hamle şansı daralmıştı. Kulübede yeterli adam yoktu.
Bu defa biraz abartı oldu, İzmir temsilcisi topa sadece yüzde 18 sahip oldu fakat istediğini alıp gitti ki 3 puanı daha çok hak eden taraf yine onlardı.
Bu lige kattıkları renk ile camiayı tebrik ediyorum.
Bizim bildiğimizi Tedesco’da biliyordur elbette... Bilmeli. Ki özellikle Musaba ile çabuk ve yerden bir oyun planlamıştı. Musaba’nın etkili olduğu ilk yarım saatte bunu başarmış ve skoru almıştı. Ancak yenilen golden sonra kal geldi takıma.
Yine de maçı kazanabilecek birkaç pozisyon buldu ev sahibi. Ama bu konuda da konuk takım geri durmadı, daha ciddi ve hatırı sayılır derecede pozisyon üretti.
Bu bir Süper Lig rekoru olmalıydı; yüzde 82’ye 18... İyi de;
Şut 18/13 ve isabetli şut 6/5... Bu kadar topla oynayan Fenerbahçe, rakibinden sadece bir fazla isabetli şut atmıştı.
Sonuç; Stoilov şah dedi... Tedesco mat olmaktan kurtuldu lakin ağır bir yara aldı.
Fenerbahçe’de sadece Musaba vardı... Sakatlanana kadar İsmail Yüksek’i de katabiliriz.
Göztepe’de? Bir takım vardı.
Ah be Cihan Aydın? FİFA kokardını almıştın... Umut vaat eden bir hakemdin. Bu kadar “kötü” maç yönetmeye hakkın yok hocam.
Avantaj uygulamalarını (aslında bütün hakemler, MHK ve TFF’de) bi gözden geçir. Janderson/Skriniar pozisyonunda faulü -önce kendine- izah et diyorum.
AYAR;
Geldiğinde hayli eleştirilen ve sezon sonunu göremez denilen Tedesco, Galatarasay’ın sürpriz kayıpları ve takımının kazanmasıyla öne çıktı. O kadar ki; neredeyse dünyanın en büyük hocası ilan edilecekti.
Takım bir yola girmiş ve iyi oyunlar sergilemeye başlamıştı... Ancak bu oyunlar çok ama çok iyi olarak lanse edilmişti. Oysa, kaybetmesine rağmen Alanya şapkayı düşürmüştü. Ardından Aston Villa ve Göztepe maçları geldi.
Galatasaray, Atletico’dan 1 puan aldı, Fenerbahçe yenildi. Aston Villa, Atletico’dan daha iyi takım tartışmaları yapıldı.
Galatasaray, Gaziantep’le berabere kaldı, şöyle bir sarsıldı. Fenerbahçe Göztepe ile berabere kaldı, âdeta yıkıldı... Lig çok uzun bir maraton söylemleri başladı.
Fenerbahçe, Süper Kupa’yı kazandı, ayakları yerden kesildi. Galatasaray kaybetti, taraftar dert etmedi, ezeli rakibe yenildiği için üzüldü.
Kazanmayı ve kaybetmeyi bu kadar uçlarda yaşamak gerçekten bir ömür törpüsü. Fenerbahçelilik dünyanın en zor işlerinden biri olsa gerek.
26.01.2029/Pazartesi
SİFTAH
İKAS EYÜPSPOR-BEŞİKTAŞ AŞ: 2-2
Goller: Umut Bozok (57’), Emre Akbaba (65’)/Orkun Kökçü (6’), Cengiz Ünder (76’)
Âdeta bir “generaller” takımıydı Eyüp... Askerler takımına dönmüş. Mücadele gücü ve oyun disiplini artmıştı takımın. Buna karşın Beşiktaş, rakibin hatası sonucu Orkun Kökçü’nün Beşiktaş ve Süper Lig siftahıyla öne geçti. İlk devrede golün haricinde pek de bir şey olmadı.
İkinci devre Atila Gerin sahaya bir “komutanı;” Emre Akbaba’yı attı. Emre, gözlerdeki pası sildi nefis bir oyun oynadı, oynattı. Eyüp 2-1 öne geçti.
Oyuna müdahale eden Sergen Yalçın’da bir “paşayı,” Cengiz Ünder’i sahaya sürdü. Cengiz de Emre’ye nazire yaptı. Harika bir oyun oynadı. Bir de iğne deliğinden golü attı, tabelaya eşitliği getirdi.
Sonrasında da çok etkiliydi Cengiz. Ancak çabalar sonuç vermedi, maç berabere bitti.
HAFTANIN
Numaracıları;
Skriniar (FB)
Uğurcan Yazğılı (Konya)
Niang (Gençlerbirliği)
Golü;
Zubkov (Trabzon)
Performansı;
Gabriel Sara (GS)
Stoilov (TD-Göztepe
Kaybedeni;
Fenerbahçe
Cihan Aydın (Hakem; FB-Göztepe)
GÖZE TAKILANLAR;
*Karagümrük-GS maçını kalabalık bir grup ile seyrettim. Karagümrük golü atınca kim bu yabancı çocuk dedim. Yeğenden torun Demir Aras, Barış Kalaycı’ymış amcacım, Türk dedi, ben şaştım. Bizim çocuklar böyle sakin ve hedefe odaklı pek vuramaz topa. Maç sonu röportaja geldi çocuk, Türkçe konuşamıyordu. Tam adı da Barış Jakob Kalaycı... Alman altyapısıymış 20 yaşındaki çocuğumuz.
*Bir şey oldu, futbolcular oyunu oldukça temiz oynamaya başladı. Buna rağmen hakemler iyi maç yönetmek konusunda başarılı olamıyorlar. Bir maçta kendi standardını tutturamamak olacak iş mi allasen...
*Bir maçta az kalsın anıtını dikecektik Guendouzi’nin... Yarın “çöp” diyebiliriz.
GÖZE BATANLAR;
*Tedesco’nun içinden Guardiola, Klopp, Enrique çıkarma çabasındaydık. Basın toplantısında Mourinho çıktı.
*İbrahim Seten haberine göre Ali Koç, Okan Buruk’u küfür ederek tehdit etmiş...
GS, “Türk futbolunun Ali Koç’tan bıktığını” açıkladı.
Yorum-Haber: Yüksel Durak