"Türkiye’de Türk kelimesini kullanmak şu anki tariflere göre faşizm ve ırkçılık sayılıyor"

Enpolitik Yazarımız Mustafa Toygar'ın Türk Milliyetçisi, ülkücü davanın önemli isimlerinden merhum Acar Okan'la yaptığı röportajdan çarpıcı açıklamalar devam ediyor. İşte ayrıntılar;

Güncel 3.03.2026 13:31:00 0

DEVLET VE MİLLET HAYATINDA YAPTIKLARINIZA BAKINCA ORADA “TÜRKÇÜLÜK TARİFİNİ” GÖREBİLİYORUZ. ÖZELLİKLE, “İSMİ LAZIM DEĞİL” KİTABINDA YAPTIKLARINIZI OKUDUĞUMDA GÖNLÜMDE BİR KEZ DAHA EFSANELEŞTİĞİNİZİ İTİRAF ETMELİYİM. GENÇLERE NE DERSİNİZ ACAR AĞABEY?

BUGÜN TÜRK DÜNYASI TÜRKİYE İLİŞKİLERİ NE DÜZEYDE? SORUNLAR NELERDİR?

SON YILLARDA KERKÜKLÜ KARDEŞLERİMİZİN UNUTULMUŞ HALİ VAR. NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ?

DOĞU TÜRKİSTAN’DA ÇİN ZULMÜ TÜM ŞİDDETİ İLE ARTARAK DEVAM EDİYOR. UYGUR KARDEŞLERİMİZE TÜRKİYE’NİN SAHİP ÇIKMA, DESTEK OLMA İMKÂNI HİÇ YOK MU?

MACARİSTAN CUMHURBAŞKANI VİKTOR ORBAN; “BİZ KIPÇAK TÜRKÜYÜZ, ÖZÜMÜZ TÜRK KÖKENLİDİR VE BU SAYGI İLE ANILIR VE ÜLKEMDE HER YIL TURAN KURULTAYI YAPILIR” DİYOR.

BULGAR TARİHÇİ DİNKOV; “BİZ DE TÜRKLERDENİZ VE ATİLLA’NIN VARİSİYİZ” DİYOR.

ANCAK TÜRKİYE’DE İKTİDAR VE ANA MUHALEFET, “TÜRK” KELİMESİNİ KULLANMAKTAN KAÇINIYORLAR, NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ?

SURİYE POLİTİKAMIZDA YANLIŞLIKTAN DÖNÜŞ BİR TARAFA HER GEÇEN GÜN DAHA DA BATAKLIĞA SAPLANIYORUZ GÖRÜNTÜSÜ VAR NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ?

CİHANŞÜMUL POLİTİKA SAHTECİLİK KABUL ETMEZ…

DIŞİŞLERİNİN MONŞER DİYE KADROSUNU DAĞITARAK MI İŞLER BU NOKTAYA GELDİ?

BUGÜN TÜRKİYE’DE KAHTİ RİCAL VAR MI?

"SON KALAN DEVLET ADAMI İSMET PAŞA’YDI” diyebilir miyiz?

MUHSİN YAZICIOĞLU HAKKINDA NE DERSİNİZ?

MUHSİN BAŞKAN’LA İLGİLİ BİR ANINIZI ANLATIR MISINIZ?

SİYASETTE TECRÜBE GEREKLİ DEĞİL MİDİR? 

BUGÜNE GELDİĞİMİZDE; TÜRK DEVLET YAPISININ, TÜRK DEVLET GELENEĞİNİN YIPRATILDIĞINI DÜŞÜNÜYOR MUSUNUZ?

AK PARTİ 18 YILLIK İKTİDARI DÖNEMİNDE TÜRKİYE’NİNHANGİ SORUNLARINI ÇÖZDÜ, HANGİ SORUNLARI DERİNLEŞTİRDİ?

HANGİ SORUNLARI DERİNLEŞTİRMİŞTİR?

DAHA BİRÇOK SORUMUZ VAR ANCAK RAHATSIZLIĞINIZI DA DİKKATE ALARAK SON BİR SORU: ASKERİ LİSELERİN KAPATILMASINA NE DİYORSUNUZ? SİZ IŞIKLAR ASKERİ LİSESİ, BEN KULELİ ASKERİ LİSESİ MEZUNUYUM…

DEVLET VE MİLLET HAYATINDA YAPTIKLARINIZA BAKINCA ORADA “TÜRKÇÜLÜK TARİFİNİ” GÖREBİLİYORUZ. ÖZELLİKLE, “İSMİ LAZIM DEĞİL” KİTABINDA YAPTIKLARINIZI OKUDUĞUMDA GÖNLÜMDE BİR KEZ DAHA EFSANELEŞTİĞİNİZİ İTİRAF ETMELİYİM. GENÇLERE NE DERSİNİZ ACAR AĞABEY?

 

Bizim ömrümüz vatan kurtarma hikâyesi ile geçti ben hala vaz mı geçtim hayır vazgeçmedim ama hayatı algılayış şeklimiz müessiriyetimiz yetiştirilme şeklimiz çok yayan kaldı. 

İnsan kalıbı çok değişti. Formatı değişti. Bunu böyle ufak tefek tasvirlerle, tapışlarla, iteleyerek bir yere toplayamazsın, yanlışları varsa onları düzeltemezsin çünkü kalıbı bozuldu. Onun için gençlere şu kadar söyleyeyim ki deyip de az bir şey söyleyeceğim bir şey kalmadı çok şey kaldı… Baştan aşağı değişti. Dünyasını nasıl değiştirebilirim ben gencin. Olayı okuyuşu hayata bakışı… Bunların aşkları bile değişti. 

 

Gençlerin bu mayayı ve kalıbı değiştirmesi için bir şoka ihtiyacı var. Türkiye’nin tam bir kültür inkilabına, inkilabını da az buluyorum, ihtilaline ihtiyacı var. 

 

Benim ömrüm ihtilallerle geçti, Türkeş’lerle geçti. Kürşat İhtilali hepimizin ciğerini yakan işte o… Yapabilsek de yaparken de ölsek sonucu çok önemli değil. Bu günün gencinin, tepkileri, reaksiyonları köreltildi. Aslında bugünün gençlerinin; “yandım Allah” diye dağa çıkmaları gerek. O kadar çok sebep var ki… Bozukluk demeyeyim de 'neresi düzgün ki' diye başlayayım. Global bir ihtilal lazım. 

İnsanı değersiz kılan, insanı bir obje, ekonomik bir obje haline getiren kalıplar insanları bugünkü yoz haline getirdi.

 

Bugün bir genç bana sorsa neyi düzeltelim, niye neresini düzelteyim ben? Dininden başlayacağım, milliyet tarifinden başlayacağım, kültüründen… Bugün Türkiye en çok dini konuşuyor. Zaman zaman asi Yunus vardır ya ben asi Yunus’luk yapıyorum, Ya Rabbim diyorum bu din benim değil senin. Bu kadar bol İslam’dan konuşulduğu halde İslam’ın üç kuruşluk hale getirilişini ben ıstırapla seyrediyorum senin hiç umurunda olmuyor mu deyip asilik yapıyorum Allah’a. 

 

“Kaldır şöyle elinle bir vur” diyorum Allah’a benim takatim yetmez, senin takatin lazım. Sen bize din gönderdin biz onu yaşamaya çalışıyoruz. En çok yaşanıldığı zannedilen bir dönemde bu din en zayıf zamanını yaşıyor. 

 

Tüm dini engellerin ortadan kalktığı bir dönemde bizim daha mutlu olmamız gerekmez miydi? Değiliz. Çünkü İslam gelişmedi tiyatro oynuyoruz. 

 

BUGÜN TÜRK DÜNYASI TÜRKİYE İLİŞKİLERİ NE DÜZEYDE? SORUNLAR NELERDİR?

 

 

Türk dünyası zuhur ettiği zaman, umduğumuz seviyenin çok altında.

Ruhu ve heyecanı tamamen kaybolmuş durumda. Burada, koçbaşı olacak olan Türkiye idi. Diğer Türk kardeşlerimizden bu vazifeyi bekleyemezdik, nitekim onlar bunu yapacak kabiliyette de değiller. Türkiye de kendisinden bekleneni yapamaz hale geldi ve yavaş yavaş soğuma oldu. Heyecanlarda soğuma oldu. Ana kalıbını ve mantığını kaybetti. Kötüdür, diriltilmesi için Türk gençliğinin diriltilmesi lazımdır. Onların dirilmesi için de büyük bir inkılaba ve ihtilale ihtiyaç vardır. 

 

Gençlerimizin başını çekeceği bir ruh inkılabı gerekiyor onun da ışığını görmüyorum şu anda. 

SON YILLARDA KERKÜKLÜ KARDEŞLERİMİZİN UNUTULMUŞ HALİ VAR. NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ?

 

Kerkük, diğer Türk topluluklarına nispeten daha kayırıldı. Fakat yetmez. Çünkü Irak’ta bıçağın ucunda olanlar onlar. Hem kendileri için, hem Türkiye’yi bekleyen tehlikelerin bıçak ucu orada. Dolayısı ile biraz himaye edildi deyip rahatlarsak batarız. Onlara daha çok ihtimam göstermek mecburiyeti var çünkü durumları vahim. 

 

Oranın bazı rahatlama emarelerini beğenmiyorum, Irak Kerkük’üne dair. Şimdilik bazı hürriyetlerinden yararlanıyorlarmış gibi… Türkiye’nin de bazı desteklerini memnuniyetle karşılıyorlar, bu onları rahatlatıyor. Hâlbuki rahatlamamaları lazım.

 

Davutoğlu’na en çok da bu konuda kızıyorum. Kürtlerle münasebetleri ve Hariciye Bakanı olduğu zaman da cemaatlerle münasebeti yani azınlıklarla münasebetini yanlış kurguladı. İkaz edenleri dinlemedi. Davutoğlu bile dinlemezse ben bugünkülere bile nasıl anlatacağım meramımı.

 

 

Ben Kerkük Türk’lerindenim. Şu anda orada, Irak Türkleri Cemaat başkanı benim akrabam da buna rağmen, gidişattan orada da memnun değilim. 

Yine de elimizin altındadır bu kardeşlerimiz. İkaz ediyoruz, dinletebildiğimiz kadar dinletiyoruz. Devletin dış politikası öyle başka şeylere bağlı ki, bizim bu samimi gayretlerimiz hiçbir şey ifade etmiyor. 

Bir cümle söyleyeceğim başka bir şey de söylemeyeceğim: Perdenin gerisinde milyarlarca dolar dönüyor. Bizim ona takatimiz yetmez, benim yetmiyor. Oradaki o garibanlara da ikaz ettiğim zaman laf boşlukta kalıyor. Milyarlarca dolar…

 

DOĞU TÜRKİSTAN’DA ÇİN ZULMÜ TÜM ŞİDDETİ İLE ARTARAK DEVAM EDİYOR. UYGUR KARDEŞLERİMİZE TÜRKİYE’NİN SAHİP ÇIKMA, DESTEK OLMA İMKÂNI HİÇ YOK MU?

 

Çok az. Bu imkânı çok az. Türk Dünyası ile ilgili hemen her yerde bir şeyler kıpırdadı, yapıldı ama bundan en az etkilenen Doğu Türkistan oldu. Ben Çin seyahatine de gittim. Doğu Türkistan’a da gittim yetkililerle görüştüm kültür anlaşmaları imzaladım geldim. En uzak, en çok ihmal edilmiş ve Çinlilerin hiç o bahsin açılmasını istemedikleri bir seviyeye getirilmiş Doğu Türkistan. Kitlenmiş. 

 

Çin Parlamentosunun Meclis Başkan Yardımcısı bir Uygur Türk’ü, Çin hükümetinin Azınlıklar Bakanı-Milliyetler Bakanı Uygur Türkü. Ama Doğu Türkistan’da nefes alma hakkı tanımamışlar. 

 

Ben oraya seçkin Kuran-ı Kerimler götürdüm. Kapalı camilerini açtırdım, kadrolu imamlarını verdim. Ben döndüm otele, bir saat sonra toplamışlar onları. Ödleri kopuyor…

 

Arada bir Türklerin ayranı kabarıyor, isyan edip polisle kavga çıkarıyorlar. Polis ateş ediyor 50 atmış kişiyi tutukluyor, dövüyor, ağır cezalar veriyorlar ama Türkiye bunları aylar sonra duyuyor. 

 

Çin’e gittiğimde kar kış vardı "iptal edelim" dediler. "İptal ederseniz Çin gezisini iptal eder dönerim" dedim ve o şekilde gittim oraya ama Uygur Türk’lerini şöyle bir topluca göstermediler bana. Kendi seçili parti elemanlarının yaptığı suni toplantılarına götürdüler. 

Onun için Türkiye ile münasebetleri en geri olan sadece beyanatlarda yer alan Türk’lerdir, Uygur Türkleri. 

 

"Uygur Türkleri kardeşimiz" diyorlar da ee bir kıymet-i harbiyesi yok. Bunun da kısa zamanda düzelme ihtimali yok. Çin felaket büyük bir gövde. Boğuşsan boğuşulmaz, dövüşsen dövüşülmez. Orda 45 milyon Uygur Türk’ü var. Bunlar arada bir şehit vererek varlıklarını sürdürüyorlar. Urumçi, Turfan ve Kaçkar çevresinde varlıklarını yaşatmaya çalışıyorlar ama münasebetler çok zayıf. Türkiye’nin Türk Dünyası ile ilgili en zayıf ilişkileri oradadır. Çok çok çok geliştirilmesi gereken bir noktadır.

 

 

MACARİSTAN CUMHURBAŞKANI VİKTOR ORBAN; “BİZ KIPÇAK TÜRKÜYÜZ, ÖZÜMÜZ TÜRK KÖKENLİDİR VE BU SAYGI İLE ANILIR VE ÜLKEMDE HER YIL TURAN KURULTAYI YAPILIR” DİYOR.

BULGAR TARİHÇİ DİNKOV; “BİZ DE TÜRKLERDENİZ VE ATİLLA’NIN VARİSİYİZ” DİYOR.

ANCAK TÜRKİYE’DE İKTİDAR VE ANA MUHALEFET, “TÜRK” KELİMESİNİ KULLANMAKTAN KAÇINIYORLAR, NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ?

 

 

Türkiye’de Türk kelimesini kullanmak şu andaki tariflere göre faşizm ve ırkçılık sayılıyor. Bunu beyinlere yerleştirdiler. Cumhurbaşkanı Erdoğan faşist diyor Türk deyince. Ama Avrupa irfanına göre Avrupa’nın kullandığı kelimelere göre milliyetçilik, ayrıca ırkçılık yapmayan bir milliyetçilik yani psikolojik ve kültürel milliyetçilik ki Türklerin yaptığı da budur. Mensubiyet şuuruna dayalı kültürel millet tarifi. Bu Türk milliyetçiliğine faşistlik veya ırkçılık demek tamamen yalancılıktır. Yalan bir politikadır. Kendileri bile bu söylemine inanmıyor. 

 

Macaristan’da çok uzak bir sunilik var. Gittim orada 1 hafta kaldım. Kanuni Sultan Süleyman’ın iç organlarının bulunduğu mezarını getirmek üzere gittik bana bir mihmandar verdiler. O benden daha Türk’tü. Geziyoruz araba ile "şu hamamı biz yaptık" diyor. "Bizimkiler burada, bu meydanda Macar imparatoru ile dövüştük yendik" diyor. 

 

Macarlar, Atilla’nın ahfadı olduklarını kabul etmişler, o yüzden Türkçülük yapıyorlar. 

 

Dillerindeki 'Zoltan' tabiri var ya zoltanlık yani sultanın bozulmuşu. Sultan. 

 

Türklerin Kızılelması dedikleri bir müze var. Ben de merak ettim orada bir Süleyman Paşa mezarı var. Meşhur Peşte Sarayı’nın önünde bu mezar. Bu mezarda "Kahraman Bir Türk Komutanı yatıyor" diye üzerinde yazı var. Yücelemişler. Bir bina var yarısı cami yarısı kilise… Osmanlı’dan kalma Türk hamamları var, sarayın yarısını vs restore etmişler. 

 

Zigetvar, Kanuni’nin öldüğü yerdir. Kanuni’nin sadece iç organları oraya gömülmüş bir kilisenin bitişiğinde. Onları bize nakletme sözü verdiler. Biz de oraya bir tane anıt yaptırdık Zigetvar’a. Macarlar katiyen bundan gocunmuyorlar. Türk olmaktan memnuniyet duyuyor fakat Avrupa standartlarına göre yetişmiş bir kafa yapısı var bu tarife uyarak hareket ediyorlar yani bizden daha sağlıklı. Ama tarihin derinliklerine gittiğiniz zaman biraz flu kalıyorlar. Çok gerideler. Biz Türk’üz diyorlar ama sisler arasında kalıyorlar. 

 

SURİYE POLİTİKAMIZDA YANLIŞLIKTAN DÖNÜŞ BİR TARAFA HER GEÇEN GÜN DAHA DA BATAKLIĞA SAPLANIYORUZ GÖRÜNTÜSÜ VAR NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ?

 

 

Efendim, cahilin dostluğu tehlikelidir. Bugünkü büyüklerimiz iyilik yapıyoruz diye cahilane işler yapıyor. Başımızı belaya sokan, işi yüzüne gözüne bulaştıranların vebalidir Suriye, yoksa sistem yanlış değildir. Özellikle Türk Cumhuriyetleri zuhur ettikten sonra bize evvela askeri ve ekonomik bakımdan güçlenmek, bu güçlenmeyi temin ettikten sonra cihanşümul bir politikaya girmek gerek oldu. 

 

CİHANŞÜMUL POLİTİKA SAHTECİLİK KABUL ETMEZ…

 

Türk dünyası ve Avrasya açısından Türkiye, özellikle fikri sorulan, reyi alınan ve mümkünse iş birliği yapılan bir yapıya gelmeliydi. Ama cihanşümul politika sahtecilik kabul etmez…

 

Yapacak takatiniz yoksa yapacak askeri-ekonomik gücünüz yoksa politik manevraları beceremeyecekseniz, bugünkü gibi komik duruma düşersiniz. 

Bizim fikrimiz soruluyor diyorlar yalan. Sen haritada yoksun kimse sana bir şey sormuyor. Onlar yeni haritalar çiziyorlar. Seni biraz oyalıyorlar 'aferin' filan diyorlar.  Sen de bu işi ciddiyetle yapmadığın için olgunlaştırarak yapmadığın için hakikaten yapmadığın için, komik duruma düşüyorsun. 

 

Her yerde fikrimiz soruluyor diyor Cumhurbaşkanı ne yapıyorsun soruluyor da?

 

Türklerin karışması gerektiği işlerin olduğu kanaatindeyim, nereler buralar; eski imparatorluk toprakları, Türk Dünyasının ağırlıkta olduğu Avrasya, 6 Türk Cumhuriyeti, Kıbrıs ile birlikte 7 Türk Cumhuriyeti, Ortadoğu, Kafkaslar, Tataristan, Kafkas Cumhuriyetleri, Kırım Tatarları ile birlikte Kazan Türk’leri. Bu toprakları ilgilendiren meselelerde Ortadoğu, Doğu, Orta Batı, Türkistan… ne kadar varsa o Cumhuriyetler kapsamında hatta nüfusunun yarısı Türk olan Tacikistan da dahil olmak üzere bu topraklara Türkiye karışmalıdır. Reyi olmalıdır, fikri sorulmalıdır ve ittifak yapmalıdır Türkiye. Eğer kendisine sorulmuyorsa sorduracak hale gelmelidir kırmızı çizgim budur diyerek, hatta gün gelip güç kullanarak!

 

Şimdi bunların yaptığı tiyatro. Bunlar karikatür. Gücün yokken, gücünü temin edememişken bu cihanşümul politikanın tüm unsurlarına riayet etmiyorsan sen rol yapıyorsundur. 

Rusya’da, ABD de bizimle oynuyor. O kadar basit oynuyorlar ki. Eskiden esrarengiz anlatılırdı şimdi ben Cumhurbaşkanı olayım, 'almıyorum s400’leri’ diyeyim Rusya ile bozulur ABD ile düzelir bu kadar basit mi? Evet bu kadar basit. O zaman ABD bize tayyarelerimizi de verir füzeleri de verir işte o zaman. Rusya ile bizim şu kadar milyar dolarlık anlaşmamız var turizm de dâhil olmak üzere. Bu kez Rusya küser vatandaşlarımıza vize vermez, kendi vatandaşlarını bize göndermez, bize ve harp edecek gerginliğe kadar gelir.  E hani bizim rolümüz? Ciddi ağırlığımız olsa yapabilirler mi? Bizim ciddi ağırlığımız yok.

 

Bu bataklığa girme o zaman. Girmemiz gereken yerler de var icap ederse dizimize kadar girer çıkarız ama dökümanlarımızı bilgimizi takatimizi kullandığımız diplomatik güçleri ne kadar yerine oturtursak o bataktan da öyle iyi çıkarız. Maalesef bizimle tiyatro yapıyorlar, sahte. 

 

 

DIŞİŞLERİNİN MONŞER DİYE KADROSUNU DAĞITARAK MI İŞLER BU NOKTAYA GELDİ?

 

Hariciyecilerimizin kafası, askerlerimizin kafası, emniyetçilerin kafası muhakkak Türkçü olmak mecburiyetindedir. Bazı meslekler var ki bunun başka yolu yok. Buralara; polisi, komutanı, hariciyeciyi Türkçü olarak yetiştirip yerleştireceksin.

 

Herkes Türkçü olsa daha çok sevinirim açıkçası. Hariciyecilerimize de monşer demeye dilim varmıyor. Ama Türkiye’de pek çok meslek idari ve siyasi branş ayrı bir milli şuurda olmayı gerektiriyor. Ortalama Türk ahalisi kadar, Türk köylüsü kadar milliyetçi olmak yetmez. Türkiye’de bütün politikacılar istisnasız (böyle bir şey olur mu olur) Türk-İslam terkibine bağlı olarak yetişen idealistlerden olmak mecburiyeti vardır. Bunun sahtesi- sunisi olmaz. 

Recep biraderim bu ve benzeri sahte rolleri çok seviyor. Dış politikada takatini aşan işlerde gösteriş yapmayı bir hüner zannetti. İslam âlemi için ve Arap dünyası için ve Türk dünyası için özellikle Ortadoğu’da çok sahte rollere özendi. Nutuk attı. Hiçbiri de tutmadı. Dış politikamızı içinde bulunduğu kriz bu sebeptendir.

 

Devam edecek

 

 

 

 

 

Pazartesi Bölgesel düzensiz yağmur yağışlı 14.3 ° / 7.6 °
Salı Bölgesel düzensiz yağmur yağışlı 14.5 ° / 7.1 °
Çarşamba false 15.5 ° / 5.8 °