Süleyman Kalaycı

Tarih: 18.04.2018 11:52

69 yıldır süren ihanet ?Fulbright anlaşması?

Facebook Twitter Linked-in

Bağımsız bir devletin en büyük özelliği, hür bir eğitim sistemine sahip olmasıdır. Çünkü eğitim sistemi, bir milletin gününü ve geleceğini şekillendirme amacına yönelik kurgulanır. Ülkeler, kendi idealleri doğrultusunda var olma mücadelesi verdiği kadar özgürdür. Eğer bu idealler kendi inanç ve kabullerinden geliyorsa, ?bağımsız? başka ülkeleri taklit ediyorsa ?bağımlı-sömürge? bir ülkedir.
   Osmanlı sonrası kurulan Türkiye cumhuriyeti devleti bağımsız ve hür bir kimlikle kuruldu. 16. Türk devleti olarak tarih sahnesinde yerini aldı. Aradan geçen yıllarda ?bağımsızlık? kavramı, batı normlarına ve batılı ülkelerin askeri, ekonomik yaptırımlarına direnemeyerek, ?bağımlı? bir hale dönüştü. Hukuk sistemimizden, askeri yapılanmaya, silahlanma dan, siyasi yapıya, iç politikadan, dış politikaya kadar, hemen her şey batılı ülkelere göre şekillenmeye başladı. Bunlardan en önemlisi ise elbette ki, Milli eğitim sistemidir. Çünkü eğitim sistemi, bir milletin ideallerini, kültürünü, bilincini şekillendirir. Aldığınız eğitim ne ise dünya görüşünüzde o dur. Düşünce ne kadar bağımsızsa, bireyde, toplum da ülkede o kadar bağımsızdır. 
    Türkiye Cumhuriyeti kurulduktan sonra,  osmalı ile bağlar teker teker koparılarak, batıya doğru bir gidiş başlamıştı. Batılı olmak, kendi özünden koparak mümkün olur düşüncesiyle, geçmişle bir kavga başlatılmış, geçmişin bizi dünya medeniyeti yapan bütün ilkeleri yok edilerek, yeni bir kisve yeni bir kimlik oluşturularak modern Türkiye özlemi başlamıştı. Bu başlangıç ve işleyiş ?halka rağmen, halk için? gibi bir garabetle kamuoyuna sunulmuş adı konmamış bir manifesto idi. Seküler kültürün yeşereceği yer olan milli eğitim sistemi de bu ilkeler üzerine kurulmuş ve işlemeye başlamıştı.  Sayılacak birçok konu var ama burada milli eğitimimiz adına bir dönüm noktası olacak 27 Aralık 1949 Türkiye- ABD arasında yapılan Fulbright anlaşmasından bahsetmek istiyorum. Türkiye ve ABD vatandaşlarının karşılıklı olarak eğitimlerinin finanse edilmesi, onların yetiştirilerek, kendi ülkelerinde görevlendirilmesi gibi bir misyon ile başlayıp, Türkiye nin ABD ye daha fazla bağımlı hale getirilmesini sağlayacak bir proje bu Fulbright. Türkiye devleti adına ismet İnönü?nün imzaladığı bu anlaşma bağımsız bir devletin asla imzalamayacağı bir anlaşmadır. Ancak sömürge ülkelerinin kabul edeceği bir zavallılıktır. Ve bu anlaşma halen yürürlükte olan bir anlaşmadır. Anlaşmanın maddeleri içinde boğulmamak için sadece iki konuyu aktarmak isterim komisyon işlevi hem öğrenci mübadelesini, hem kadrolaşmayı, 8 üyeden oluşan bir komisyonun belirlemesini öngörür 4 ABD'li 4 Türk üyeden oluşur. Oylar 4'e 4 olursa, ABD nin Türkiye şefin in kararına kalır ve bu karar her iki devlet tarafından tanınır. Finans işi ise Türkiye?ye aittir. Yani milli eğitimimizde siz sahibi olan bazı komisyonların halini anlamak, yılardır süren eğitim politikalarının başarısızlığını anlamak, bu anlaşmayı anlamakla mümkün olur. Bağımsız bir devlette, bağımlı bir milli eğitim olursa bu tek kelimeyle ?bağımsızlık? kavramına ihanettir. 
    Yeni bir medeniyet kurmak ve bağımsız politikalar üretmek adına mücadeleye duran Türkiye önderliğini bu ihaneti durdurmaya davet ediyorum. Bu anlaşma hala yürürlüktedir. 
 Sözlerimi bu anlaşmaya imza atan İsmet İnönü nün sözleriyle bitirmek istiyorum. İnönü özetle diyor ki ; ? peygamber edasıyla vaat ederler, kabul ettiğiniz zaman hemen kadrolarıyla, teçhizatlarıyla içinize yerleşirler. Ben bir karar alsam ya da komisyona bir şey havale etsem, sonuçlarını kendi memurlarımdan önce ABD sefirinden öğrenirim. Bu işleyişle ne bağımsız iç politika ne bağımsız bir dış politika olur. Bunun biran evvel bitmesi gerek ama her yanımız kuşatılmış, mücadele edersek başımıza ne gelir bilinmez??  böyle demiş İnönü siz ne dersiniz sevgili milli eğitim bakanımız? Vesselam
   Not ilgilenenler. TBMM kararının 1950 yılının 7460 sayılı ilanına bakabilir.


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —