1924 Anayasası hazırlanırken mecliste müzakereler sırasında vekillerin ve Cumhurbaşkanının nasıl seçileceği maddeler konuşuluyor, vekillerin çoğu Cumhurbaşkanının da vekiller gibi halk tarafından seçilmesi ağırlıkla dile getiriliyor.
Atatürk söz alıyor, kürsüye çıkıyor:
“Efendiler!
Cumhurresisinin halk tarafından seçilmesi mahsurludur.
Vekillerin seçmesi en iyisidir.
Nedenine gelince;
Yarın birisi çıkar. Beni halk seçti, diyerek krallığını yada diktatörlüğünü ilan ederse demokrasi tehlikeye girer.
Tarihte örnekleri çoktur.”
*
Ebedi Liderlerimizden biri olan ATATÜRK’ün bu tavsiyeleri bir müneccimlik, takiyye, tahmin değildir.
Akılcı ve ibret alabilen zekaların üzerinde tartışıp en doğru kanaati edinmesi vakasıdır.
Bizler de ülkemizin bu son geldiği hayret ve utanç verici noktada
aynı fikirler ışığında, ortak akıl platformumuzda
artık gündemimizin tam ortasında, ailelerimiz ve çocuklarımızın hayat standartlarını, psikolojilerini ve sağlıklarını direk etkilemeye başlayan
Gerçek memleket meselelerini değerlendiriyoruz ve kararlar alıyoruz.
Hazırlanıyoruz.
Olağanüstü durumlar olağanüstü kararlar almayı gerektirebilir.
Ülkemizin içinde bulunduğu durum herkesin malumunca uçurumdan aşağı düşen bir otobüs gibidir.
Uçurumun dibine ne zaman SERT İNİŞ ile ineceği henüz belli değildir. Düşmeye, borçlanmaya, köhneleşmeye devam ederken her an olabilecek o son çarpmanın gürültülü, ani, şiddetli ve içindekiler için yaralayacı, öldürücü olacağı kesindir.
Kazazede adayları ise her daim her konuda tüm azmi ve bilgisi ile birleşerek düşüş ve o ilk dibe çarpma anı ile ilgili hazırlıklarını başlatmalıdır.
Atatürk Cumhuriyeti ağır saldırı ve hasar altındadır.
Devletin Kamu Kurum ve Kuruluşları ile STK’ları;
liyakatsizlik ve partici kadrolaşmalar ile
tamamen iş göremez hale gelmiş, kilitlenmiş ve sistemleri hareket edemez hale getirilmiştir.
Aziz Milletimiz;
Yasaklanan antlar,
Kutlanması engellenen Milli Bayramlar ile baskı altına alınmış, susturulmuş, coşkusunu yitirmiş Milli Duygular üstüne
Baskı ve Korku imparatorluğu altında yoksulluk, yolsuzluk, güvensizlik ve kıt kaynaklar eziyeti altında gerçek bir yaşam mücadelesi vermeye çalışmaktadır.
Ekonomimiz için ve aslında artık nefes dahi alamadığımız ülkemizde
Aylardır Türkiye’nin anlık değişen en önemli tek gündemi olan
Ve maalesef utanç verici olarak küçücük çocuklarımızın dahi konuştuğu
vasat, vizyonsuz, vakit ve kudret çalan sunni gündemler şu şekilde özetlenebilir:
- TÜRK LİRASI AMERİKAN DOLARI Paritesindeki değişiklikler
- Gram altın
- Asgari Ücret
- D.E.M.’ler, D.Ç.M.’ler
- İndirilen çıkarılan faizler, örtülü faizler, hazine korumalı mevduat ekonomi paketleri
- Londra, Tokyo faiz lobileri, dış mihraklar
- 26 aile
- O meşhur köpüğün zirvesinde 350.000 kişi
- Yoksul, işsiz, şaşkın, bastırılmış, yorgun 82 MİLYON vatandaşımız
*
Bir ülkede gündem;
neşesiz, coşkusuz, sevgisiz, tek düze, sığ, dar ve yozlaşmış
ise
o ülke toplumunun sadece ve sadece sağlıklı, mutlu, varlıklı ve tam bağımsız bir yaşamın,
yaşamak olabileceğini
hatırlaması gerekiyor, demektir.
O zaman da sanat insanları, bilim insanları, öğretmenler ve çocuklar başta olmak üzere kendisini MEDENİ ve MÜREFFEH bir ülkede yaşamaya layık gören HERKES;
Vatanında sevgi için, insanlık için, sevdiklerimiz ve geleceğimiz için
Birleşerek fikirlerini, hayallerini, uzmanlıklarını, yeteneklerini, zekalarını ve vizyonlarını
Ortaya koymalıdır, göstermelidir.
İşte böylece UMUT HEP VAR’dır. Ve UMUT HEP OLACAKTIR.
*
Biz ise her zaman en çok da en üst zekada da en üst birlikte de sadece geleceği konuşmayı, tasarlamayı ve hazırlanmayı istiyoruz.
Son 2.5 yıldır üzerinde konuştuğumuz, yazdığımız, araştırdığımız, karşılaştırdığımız tüm bilgiler ışığında ve ATATÜRK İLKELERİ çerçevesinde belirlediğimiz;
2022 ve ÖTESİ Türkiye Cumhuriyeti YÖNETİMİ için
GENEL (yapısal) REFORMLARIMIZ
Ve
Ekonomi Reformlarımız
sizlere sunulmak için tüm hızıyla hazırlanmaktadır.
Bu birleşik makalelerimizden birisi de iş bu metin olan;
ULUSAL GÜVENLİK Meseleleri dosyamızdır.
*
ULUSAL GÜVENLİK SORUNLARI
2022
ULUSAL Güvenlik Sorunları;
Türkiye Cumhuriyeti için 2022 yılındaki en önemli konular arasında yerini almıştır.
Ve şüphesiz;
diğer köpürtülen, sulandırılan, hafifletilen, unutturulan tüm meseleler gibi ULUSAL GÜVENLİK sorunları da mesnetini kaybetmiştir.
Gazetecilerde ve Gazetelerde,
Medyada,
Devletin Planlama ve Uygulama mekanizmalarında,
Büyük ve GAZİ ve AZİZ Millet Meclisinde,
Milletin en önemli tepki merkezleri olması gereken STK’larda programlarında,
Ana Muhalefet Partileri kongrelerinde veya organizasyonlarında veya sunumlarında
ESAS MESELELERE,
Gerçek ULUSAL GÜVENLİK SORUNLARINA değinildiğini göremiyoruz.
Elbette
Devletini sevip Devletini Kutsalı sayan
Milletine saygı duyup onlar hakkında yürekten kaygı duyan
her Türk Vatandaşı gibi
biz de ÜLKEMİZE DAİR,
tek bir vatandaşımıza dair sorun olan
konuyu unutmayacağız, unutturmayacağız, ciddiyetle ele alacağız.
ULUSAL GÜVENLİK SORUNLARI;
bir toplumun çökmemesi,
yok olmaması,
devlet sistemlerinin kendi işlerliğini ve tarafısızlığını koruması,
milletin ise ilaç, gıda, eğitim, sağlık vd tüm konularda
her türlü varlık ve gerekliliklerin yerine getirilebilmesi için son derece önemli bir konudur.
2021 ve ÖNCESİ yıllarda ULUSAL GÜVENLİK MESELELERİ denildiğinde akla gelen konular;
vatandaşları çok da direk ilgilendirmeyen;
Top, tüfek, istihbarat, kontrespiyonaj, dış güçler akla gelmektedir.
Oysa ULUSAL GÜVENLİK SORUNLARI denildiğinde
yavaş yavaş dikkatle okunup düşünüldüğünde
görülmektedir ki
Ulusal Güvenlik Sorunlarının
pek çok boyutta ve vizyonda olduğu gibi
Aslında bu ülkede yaşayan her bir vatandaşın yaşam kalitesine DİREK etki eden konular olduğu anlaşılabilmektedir.
Bir ülkede ULUSAL Güvenlik konuları
çok çeşitli başlıklar altında
değerlendirilmelidir:
Türkiye’nin UCUZ İŞÇİ PAZARI haline getirilme çabaları bir Ulusal Güvenlik Meselesidir.
Türkiye Cumhuriyeti’nin GRİ LİSTEye düşürülmesi bir Ulusal Güvenlik Meselesidir.
Türk Milletinin eğitim-üretim-istihdam-emeklilik süreklilik arz etmesi elzem olan zincirlerinin koparılması bir Ulusal Güvenlik Meselesidir.
15.Temmuz Darbe Teşebbüsü ve 20.Temmuz sivil darbesi bir Ulusal Güvenlik Meselesidir.
PKK Terör Örgütünün olduğu gibi FETÖ vb diğer tüm örgütlü, silahlanan terör örgütleri, faaliyetleri ve bu örgütlerin finansal kaynaklarını sağlayanların ama daha da önemlisi SİYASİ partilere ve organlara yerleşmiş etkin üyelerinin tespit edilmemiş ve yargı karşısına çıkartılmamış olması bir Ulusal Güvenlik Meselesidir.
Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası’nın ve Hazine Bakanlığı Rezervlerinin tamamen yok edilmesi, Rezervlerin EKSİ (-) 57 MİLYAR DOLARA düşürülmesi bir Ulusal Güvenlik Meselesidir.
Kamu görevlilerin ve özellikle de yüksek bürokratların hareket edemez hale getirilmesi, özerkliklerini yitirmeleri ve dolayısıyla DEVLET YÖNETİM SİSTEMİ’nin kilitlenmesi bir Ulusal Güvenlik Meselesidir.
İç İşleri Bakanlığı yönetiminin iki ayrı birbirine düşman cephede toplanıp bir kısmının suç örgütleri ile açık, ispatlı ilişkiler kuruyor olması bir Ulusal Güvenlik Meselesidir.
Yargı bağımsızlığının olmaması, Yargı temsilcilerinin görünür görünmez bir hükümranlık, zapturapt altında tutulması bir Ulusal Güvenlik Meselesidir.
Adalet Bakanlığı’nın sorumluluğu altında olan konularda bir yanda İnsan Hakları İhlalleri ve sistematik işkenceleri kabullendiği gibi diğer yanda açık suçluların serbest bırakılması, tutukevlerinden kaçması/kaçırılması ve hatta başlatılan soruşturmaların bakanlıkların bir kısmı tarafından bizatihi SANIKLARa önden bilgilerinin verilmesi ve alınan dev rüşvetlerle SUÇLULARIN korunması bir Ulusal Güvenlik Meselesidir.
3600, EYT mağdurları ve kronik sorunları başta olmak üzere atanamayan öğretmenler, sağlık emekçileri, işçilerimiz, işsizlerimiz, köhnemiş kilitlenmiş Ülkenin ÜRETİM ve İSTİHDAM şah damarı kesilmiş iken,
UCUZ İŞÇİ PAZARININ el pençe divan boynu bükük bekleyen köleleri olmaları istenilen Gururlu Türk Gençliğine yaşatılanlar; Güvensizlik, GELECEKSİZLİK, ÜRETİMSİZLİK, İŞSİZLİK ve İSTİHDAMSIZLIK en büyük Ulusal Güvenlik Meseleleridir.
Sağlık ve Ameliyat araç-gereçlerinin, ilaç sanayilerinin yok edildiği,
devamında yıllardır gizliden gizliye kanser hastalarımıza tedavi için sunulan üçüncü dördüncü sınıf kalitede KEMOTERAPİ ilaçlarının dahi satın alınamadığı günlerde,
İstanbul Şişli Etfal Hastanesi’nde ANESTEZİ UZMAN doktor yetersizliğine bağlı KALÇASI KIRIK YAŞLI ANNEMİZ bekletilirken,
13 yaşında bir oğlumuza acil yapılması gereken kırık kol ameliyatı bekletilirken,
PSİKİYATRİK ilaçların kullanımındaki artış; Sağlık Bakanlığı verilerine göre %64 ile kimi kaynaklara göre %340 iken,
giderek önce psikolojik sonra kalitesiz ve eksik gıda tüketimi sonucunda beden sağlığını giderek daha çok kaybeden Türk Milletinin sağlık sorunları Ulusal Güvenlik meselesidir.
Covid.19 gibi bir epidemik, pandemik virüs saldırısında yaşanılanlara bakıldığında;
2022 ve ÖTESİ’nde KÜRESEL ÖLÇEKTE olması beklenen ve bu defa NEZLE virüsü kökenli değil ÇİÇEK HASTALIĞI Virüsü kökenli bir VİRÜTİK PANDEMİ’nin ortaya çıkıp dünyaya yayılacağı beklenirken
Şerefli ve yardım isteyen Sağlık Bakanlığı’mızın, kapatılmış olan HIFZISIHHA gibi BAŞKAN Kurumlarımızın kabiliyet, tedarik ve yeterlilik sorunları DEV GİBİ BİR Ulusal Güvenlik Meselesidir.
Gururlu, çalışkan ve zeki Türk Gencimizin %74’ü bu ülkeden göçmek için yanıp tutuşur hale getirilmişken toplumumuzun bir kesiminin gaflet ve dalalet içinde; BEĞENMEYEN ÇEKSİN GİTSİN! Diyebilecek kadar yozlaşması bir Ulusal Güvenlik Meselesidir.
Çocuklarımızı bilinçaltında nizama, doğru bir tavır ve davranış nizamına getirirken hiç değilse toplumsal saygıyı ve yardımseverliği arttıran kaldırılan, yasaklanan andımız ve unutturulan Milli Bayramlar ve Milli duygular ile tüm bu etkenlerin ülke toplumumuza ve algılarımıza verdiği ağır hasarlar bir Ulusal Güvenlik Meselesidir.
Bize ait olmayan, sadece emanetçisi olduğumuz tabiatın ve doğal kaynakların delik deşik edilmesi, denizlerimize akan nehirlere patlayıp akan ZEHİR TOPLAMA HAVUZLARI ve sistematik şekilde yakılan alı edercesine haftalarca, kasıtla söndürülmeyen orman yangınları ve yok edilen ÇEVRE, ŞEHİRCİLİK, İSKAN, KANAL, ORMAN, DOĞA, TABİAT konularının her biri ayrı ayrı nitelikli Ulusal Güvenlik Meseleleridir.
İnatla ve gözümüzün içine baka baka sabah karanlıklarında okullarının yollarına düşürülen küçücük çocuklarımızın, gençlerimizin ve ekmek parası için erkenden işlerinin yoluna düşen vatandaşımızın durumu bir Ulusal Güvenlik Meselesidir.
Dünyadaki en iyi 500 üniversiteler arasına giremeyen Üniversitelerimizin hazin durumu bir Ulusal Güvenlik Meselesidir.
Aylar önce iflas etmiş ve uzatmaları oynayan
Çalışma, Sosyal Güvenlik ve Ekonomik Sistemimiz sonucunda
gelinen noktada
Emekli ücretleri,
Memur ve İşçi maaşlarının ASGARİ ücretlerin ile ENFLASYONun durumu,
hayat pahalılığı, geçim sıkıntıları,
yoksulluk ve yoksunluk altında ezilen vatandaşımızın durumu
bir Ulusal Güvenlik Meselesidir.
Avrupa’nın tam ortasında patlatılacak bir nükleer santral, Rusya’nın açıkça tehdit ettiği bir nükleer savaş, Ukrayna’ya açılan savaş ve dillendirilen bir 3.Dünya Savaşı olasılığı son derece ciddi bir Ulusal Güvenlik Meselesidir.
Kaybedilen umutlar, mutsuzluk ve mezar toprakları gibi üstümüze yığılmış tepkisizlik ve atalet hali Ulusal Güvenlik Meselesidir.
Devletin BEYNİ olan yani uzmanlığında Devletin en önemli kurumu olan ve ancak kapatılıp, ismi değiştirilip, evirip çevrilip değişik bir yapıya dönüştürülen DEVLET PLANLAMA TEŞKİLATI’nın derhal açılmaması, görevinin başında olmaması bir Ulusal Güvenlik Meselesidir.
*
Her gururlu Millet,
akıllı ve akılcı Toplum,
medeni ve müreffeh yaşamaya layık olan bir Millet ve Vatandaşları;
kendisine hizmetkar olması için seçip tayin ettiği Hükümet Yöneticilerinden,
Sesinin mutlaka kürsüde okunması gereken Büyük Millet Meclisi’nden,
Adaletinin, Vicdanının hüküm vericisi olan Yargı görevlilerinden,
Devletinin Maaşlı/MEMUR; bütün Yüksek Bürokratlarından ve tüm kamu görevlilerinden
Ulusunun Güvenlik Şartlarını yerine getirmesini bekler.
Bu en doğal hakkıdır.
*
Vatana dair meseleler,
gündem konuları,
minvaller ve mesnetler
tavsaklanmamalıdır ve köpürtülmemelidir.
Ülkedeki her olumsuz durum,
tek bir vatandaşın dökeceği
tek damla gözyaşı;
bir Ulusal Güvenlik Meselesidir,
Devlet Meselesidir,
Aziz Millete karşı tüm yöneticiler için ağır sorumluluktur.
Şartlar ne olursa olsun
Ulusal Güvenlik Sorunları;
İvedilikle çözülmelidir.
*
2022 yılının bu ilk günlerinde de
Aziz Milletimiz ve Yüce Devletimiz için
ülkemizde yaşanan tüm Ulusal Güvenlik Meselelerinin
ortadan kaldırılmasını diliyoruz ve talep ediyoruz.
Saygılarımızla…
