D. Mehmet Doğan


SAYISTAY ISLEVSIZLESIRSE NE OLUR?


CB Erdogan Sayistay'a, " açik aramayin, ceza vermeyin" çagrisi yapti. Bu  Sayistay'a görevinizi yapmayin demek. Bir hakime, hirsiza, katile, tacizciye ceza vermeyin demek neyse, Sayistay'a da bu çagriyi yapmak ayni seydir.
Halbuki Sayistay'in görevi Kamu Idarelerinin mali faaliyet ve islemlerini denetleyerek,kanunlara uygun olup olmadigina bakmak, kamu zararina neden olanlari tespit ederek hükme baglamaktir. Yani bir cümle ile, mali islerin hukuka uygunlugunu denetlemek, kamunun zarara ugratilmasini  önlemektir.
Bu denetimi yapmayin demek, hazine kapisini açik birakin isteyen çalsin demekle es anlamlidir. Yolsuzluk hassasiyeti tasiyan bir iktidar, birakiniz Sayistay'i islevsiz hale getirmek, tam tersine bu denetimin önündeki engelleri kaldirmaya çalisir.Çalisanlarini yüreklendirir. Bizde tam tersi oluyor. Iste ekonomideki kara deliklerin  sebeplerinden biri budur. Siz dokunmayin derseniz, hirsiz artik durur mu? 
Sayistay denetimi ekonomik büyümeye engel olmaz, kamunun zarara ugratilmasina engel olur. Mali islemlerde keyfiligin önüne geçer.
Yirmi yil boyunca  yargi islevsiz hale getirildi, simdi de kamuyu korumaya çalisan son kale Sayistay çalisamaz hale getiriliyor. Bunun sonu hukukun yerini keyfiligin, düzenin yerini kaos ve kuralsizligin almasidir.Sistem, yolsuzluga engel olan bütün kurumlari tasfiye ediyor.
DEMIRTAS'A BIR HIKAYE YAZDIRILIYOR.
Demirtas bir süreden beri hapiste. Bedenen içeride olmasina ragmen mektuplari, sosyal medya paylasimlari ile disaridaki kadar etkili. Hiç bir ülke bir tutuklunun siyasi gündeme bu kadar müdahil olmasina izin vermez. Aklanir, gelir istedigi gibi konusur. Ama burasi Türkiye, Öcalan uzun süre bir gazetede herkesin gözleri önünde köse yazarligi yapti. Kimse de çikip bu kepazelige dur demedi.
Bu ülkede bazi seyler çok çabuk unutuluyor. Türkiye kirk yildir terörle mücadele ediyor. Terör örgütü ve uzantilari sayesinde Insan cografyamizda büyük çatlaklar olustu.Büyük maddi manevi bedeller ödendi. Hukuk devletinde suçluya degil suça bakilir. Herkes yaptiklarinin hesabini verir, vermelidir.
Demirtas'in bir ayricaligi yok, ne fazla ne eksik hukuk ne diyorsa ona göre hareket edilmelidir. Bildirilerle, deklarasyonlarla kimse aklanmaz. Ancak bu yolla yargi kararlari ile ilgili süphe ve tereddüt uyandirilir.Suçlu veya süpheli ile ilgili bir algi yaratilarak, magduriyet duygusu etrafinda kitleler ajite edilir.Bugün yapilan da budur, dertleri Demirtas degil, Demirtas üzerinden bazi kesimleri seferber etmek. Kürtlerde -haksizliga ugruyoruz-duygusu uyandirarak, genel kitle ve devletle aralarindaki mesafeyi açmak.
Demirtas'in açiklamalari üzerine 202 aydin, sanatçi ve yazar bir bildiri yayinladi. Demirtas'in silahsizlanma çagrisini önemsediklerini, belirttiler. Oysa Demirtas cephesinden çok  fazla degisen bir sey yok, çünkü PKK'ya silah birakma çagrisi yapmiyor, tüm taraflara yani devlete de yapiyor. Çözüm sürecinde de Örgüt sözcüleri "önce devlet silah biraksin" demislerdi. Devlet zor ve silah kullanma tekelini elinde bulundurdugu için devlettir. Tüm taraflar silah biraksin demek, devletle PKK'yi ayni sepete koymaktir. Bu mudur degisim? Dogru çagri, Türkiye'de demokratiklesme yönünde önemli adimlar atilmistir, talep ve isteklerimiz karsilanmistir, PKK varlik gerekçelerini kaybetmistir, diyebilmektir.Bunca degisime, düzenlemeye, demokratiklesmeye ragmen hala Kürt meselesi var demek, biz devlet istiyoruz demektir. Hedefi Türkiye'nin demokratiklesmesi olan bir örgüt dört ülkede faaliyet göstermez. Bu, PKK ve bilesenlerinin dört parçali Kürdistan'i birlestirerek, birlesik büyük Kürdistan'i kurma hayalinden vazgeçmediklerini gösterir. Hala bir Kürt meselemiz var diyenler, bu yolu açmaya çalisanlardir. Etnik ayrilikçi hareket, bir lider hareketidir. Örgütün ruhu Öcalan'dir. Öcalan yaslandi, yerine yeni bir lider hazirlamak gerekiyor.Bu samatanin arkasinda biraz da bu gerçek var. Demirtas'a bir hikaye yazdiriliyor, iktidar da öngörüsüzlügü ile buna çanak tutuyor.