Sıddık Demir


TÜRK MİLLETİNE BORCUMUZ VAR- 2

TÜRK MİLLETİNE BORCUMUZ VAR- 2


        

           İdris Yamantürk?ün şahit oldukları:

             Prof. Remzi Oğuz ARIK? da İTÜ?lü milliyetçi derneklerin flaş isimlerinden. Gençlerle sürekli sohbetleri olurmuş. İdris Beyin unutamadığı, ondan sadır olmuş ?Gençler ne mutlu size ki hiçbir meselesi halledilmemiş ülkenin çocuklarısınız. Nereye atarsanız hizmet alanları bol olduğu için meşhur olursunuz? sözüdür.

           Kıbrıs?la ilgili garantörlük hakkını alan Fatin Rüştü ZORLU olmasaydı 1974?de Kıbrıs?a giremezdik. Onun için Kıbrıs Fatihi Fatin Rüştü ZORLU? dur denilmektedir.  Dolası ile de Menderes merhumu 1953?de General Daniş KARABELEN ve yardımcısı Albay İsmail TANSU? ya Kıbrıs Türk Mukavemet Teşkilatını (TMT) kurdurarak Kıbrıs davasına sahip çıkmış bu insanları, batı idam ettirerek intikamını almıştır. İdris Bey anlatıyor:

       ?Ankara?da çok büyük devlet işi yapıyorum. Alışkanlığımdır, hiçbir gün iş yerine saat 7.30?dan sonra ya kalmam. Duydum ki Başbakan Menderes bizimle beraber diğer şantiyeleri de zamanla ziyaret eder işlerin gidişatını gözlemlermiş. Saat 7.30?dan önce onca işe gidişlerimde bir gün kendisi ile karşılaşmadım. Gece inşaat görevlilerinden duyduğuma göre inşaatların denetimine çok daha erken vakitlerde gelir ve bilahare ayrılırmış. Adamcağız sabah namazından sonra teftiş yaptığı için karşılaşmamız nasip olmadı? demektedir. Merhum Menderesin üç oğlundan kafası en çok çalışanı Aydın?dı. Oğlu Yüksel okulunu bitirip babasının karşısına çıkarak, serbest iş yapacağı hususunda ısrar eder. Merhum Menderes buna müsaade etmez. Ona ?Başbakan çocuğu bu işlerle uğraşamaz. Git kendine memuriyetlik bir iş bul? diye uyarır. Öyle de olduğunu yakın çevresi bilir. Böyle bir Başbakana karşı adice kalkışma neticesinde bertaraf edilince ihtilalcilerin akıl hocalarından Prof. Sıddık Sami ONAR ihtilalcilerin huzuruna defalarca çıkarak ?Meşruiyetinizi ispat için bu devrik adamların cezalarını vermekte acele edin? diyerek sıkıştırır?.

        İTÜ. Talebe Birliği Derneğinde eski Sanayi Bakanlarından Mehmet TURGUT ve siyasetçi Recai KUTAN ile beraber çalışan İdris YAMANTÜRK, o günün meşhurlarını konuşma yapmak üzere dernekte ağırlarlar. Peyami SAFA? nın bir konuşmasında neden ?Cingöz Recai veya Server Bedi lakaplarıyla yazı yazdın? diyen bir soruya ?Şayet Server Bedi olmasaydı Peyami SAFA aç kalırdı. Şu an itibarı ile huzurunuzda bu konuşmayı yapamazdı? der.

         Yine aynı dernekte başka bir tarihte Behçet Kemal ÇAĞLAR?la beraber gelen Peyami SAFA, konuşmaları bittikten sonra Behçet Kemal Çağlar?ın ateist olduğu bilindiği için ?Behçet, Behçet Allah?ın varlığı yalan olmuş olsaydı her halde dünyanın en büyük yalanı olurdu değil mi? dediğine hemen yanı başında onlara yol gösteren İdris Bey şahit olur. Bu soru karşısında Behçet Kemal Çağlar sus pus olup cevap veremez. Çünkü onun ?Kâbe Arap?ın olsun Çankaya biz yeter? gibi şiirleri önceden yayınlandığı bilinmekteydi.

         Bir başka zaman Romanya Büyük Elçiliğinden yeni dönen Hamdullah Suphi TANRIÖVER? i ağırlarlar. Gagavuz Türk?leri ile görevli olduğu zaman tanışan ve ülkeye de ilk tanıtan o olmuştur. Mehmet Turgut Bey ile beraber İdris Bey ?Türk Ocaklarını tekrar ne zaman açacaksınız? sualini sorarlar. O da yakında inşallah der ve 1949?da ikinci defa Türk Ocakları açılmış olur. Hamdullah Suphi TANRIÖVER Gagavuz Türklüğü için ?Ormana bir duvar çekersiniz, altta kökleri üstte dalları iç içe girmek için yarışırlar. Birbirlerinden duvarla ayrılmış olmazlar. Alt ve üstte doğal olarak buluşurlar? ifadesini kullanır.

          Başkanlığını Sait BİLGİÇ? in yaptığı İdris YAMANTÜRK, Cemal KÜLAHLI ve Ferruh BOZBEYLİ? nin yönetimini oluşturduğu Türk Milliyetçileri Derneği ?Milletlere istiklal, insanlara hürriyet şiarımızdır? diyen bir cümleden dolayı kapatılır. Tevfik İLERİ? nin ?Bu çocuklar solun karşısındadır? uyarısı üzerine  ?Onlar CHP?ye karşı iseler ben yanında olurum? diyen Celal BAYAR, CHP?yi inkılapların sahibi olarak gördüğü için böyle der. Yıllar sonra gazeteci Ergün GÖZE bu sözünü hatırlatınca Bayar ?Hata ettik, hata ettik, af fola? diyerek cevap verir.

          İdris YAMANTÜRK zamanla çok büyük müteşebbis olur. GÜR-İŞ adı altında şirketler topluluğu yurt içinde ve yurt dışında çok ciddi projelere imza atar. İTÜ mezunları memleketin kaderinde birinci sınıf yer tutmaları İdris Beyin de ister istemez daha da büyümesine zemin hazırlar. Kendisi hatıratında ?Bir gün Başbakan Demirel kendisini arayarak, falanca bakanlığa bir bürokrat atayacağım İdris, bana bir isim önerir misin dediğinde İdris YAMANTÜRK, Sayın Başbakan?ım, ben o Bakanlıkla çalışıyorum. Onun için istediğiniz bir ismi ne yazık ki öneremeyeceğim? dediğinde Demirel?den daha ziyade bu durumu gerek kendi anılarında gerekse bu yazıda muttali olanlar şahsında değerlendirmeye bırakılır cinstendir. Üstelik rahmetli Menderes?ten sonra o misyonun devamı olan ADALET PARTİSİ Genel Başkanlığı için kendisini ilk dillendiren İdris Bey?dir. Bir gün, DSİ Genel Müdürlüğü de yapmış olan Demirel?e giderek ?Bizim bu işi yürütebilmemiz için, bizi silahla vuranlardan sandıkla intikam almak için ve dahası kolay meşhur edebilecek birisine ihtiyacımız var. Bana göre de bu adam siz? siniz. Bize göre siz? den iyisi can sağlığı. Önümüze düşer misiniz?  telkinine ?Ümit ediyorum ki bize ihanet etmezsiniz? uyarısını da ekleyiverir.  Genel Başkan olduktan sonrada mütemadiyen yanında olup destek veren odur. Arkadaşı Mehmet TURGUT? un da Demirel?in kabinesinde yer almasını, olağan üstü gün yaşandığı için ?Bacına bakmayı göze alıyorsan bende ölümü göze alıyorum? şartıyla sağlar.

          Hatta Parti içi Genel Başkanlık yarışında meşhur Sadettin BİLGİÇ karşısında dahi Demirel?i desteklemiş bir iş adamı olarak bu nimetten istifade etmeyi zül kabul eden bir anlayışla ?Ben o Bakanlıkla çalışıyorum, onun için benden böyle bir isim önermeyi beklemeyin? diyerek reddeden bir abide kişilik. Bu nasıl bir duruş, izah etmeden aciz kalıyor insan.

        Meşhur gönül ve fikir adamı Fethi GEMÜFLÜOĞLU, bir gün İdris Beyin kapısını çalar. Kapıyı İdris Beyin açtığını görünce yüzüne karşı ?İdris, her gün bir deve keserek günahını affettirmeye çalışsan dahi kendini affettiremezsin? sözünü sarf ederek gerisin geriye dönmek istese de İdris Bey hemen koluna girerek içeri alır. Demirel?e vermiş olduğu destekten böylesi tepkiler almasına rağmen bu desteğin ranta çevrilmemesini izahata söz yeter mi?

         Bu gün itibariyle 90 yaşın üzerinde olan İdris Bey, her daim fakir fukarayı görüp gözetlemiş, darda, sıkıntıda olanlara eli ayağı uzanmış birisi olarak bu yapıyı her daim destekleyen bir Eşinin, yani TÜRKAN Hanımın olması, onun en büyük zenginliğidir belki de. Tam bir Osmanlı Hanımefendisi, şuurlu bir Müslüman, bu yönüyle Bey?inden fersah fersah ileride ama genç denilecek yaşta ebediyete intikal ederek maşukuna kavuşmuş.

       Seksen ihtilali sonrası cezaevlerinde yüzlerce sağ görüşlü mahkûm her türlü fakru zaruret içerisinde mağduriyetler yaşarken, dışarıda koli koli, henüz jelatinleri açılmamış çok çeşitli giysilerin bu mahkûmlara dağıtılması bir muamma olmayıp Hayme Hanım analarının evlatlarını düşünme merhametinde olduğu anlaşılır. Yalnız cezaevlerine mi, kim bilir benzeri isimsiz kolilerin ulaşabildiği kadarıyla onların aileleri başta olmak üzere ihtiyaç sahiplerine ulaştırma eylemlerinden belki de bu hizmetlerin muhataplarının hiç haberi olmadı. İşte O Hayme Hanım ki bu gün itibariyle naçiz bedeni toprak olmuştur, velakin ismi en az üç beş okulda yaşatılmaktadır. Allah senden razı olsun HAYME ANA. Şu son cümleyi yazarken bu fakir evladını gözyaşına boğdun ya, helal olsun sana. Bu millet bünyesinde her daim HAYME analar, her daim Süleyman ŞAH? lar çıkarttığı gibi?

        Arif Nihat ASYA? nın  ?Takdire açılan kapılar, takdiri değiştiren dualar bilirim? şiirinde ki dualarla ebedi saadette, hep bu zenginliklerle EFENDİMİZE komşu olursunuz temennisini kabul buyurunuz efendim.  (Devam edecek)