Yüksel Durak


FUTBOL ve AHLAK

Bir De Bu Açıdan / SÜPER KUPA FİNALİ / Derbi


Şimdi; memleketin yüzde 90 bilmem kaç küsuru Müslüman.

Aynı memleketin yüzde 90 bilmem kaç küsuru küfürbaz. 

Yalan.

Olmaz! İkisi bir arada mümkün değil olmaz... OL-MAZ!

Hemen kızmayın, ben demiyorum...

“Eline, beline, diline sahip çıkmak,” Müslümanlığın temel ve öncelikli şiarlarından biri.

Ya Müslümanlar küfretmeyecek,

Ya da küfürbazlar Müslümanım demeyecek.

Tabii ki kimsenin dinine inancına karışacak değilim.

Temel öğretilerimden biri, belki birincisi;

“Senin yolun sana, benim yolum bana.”

Ama ahlaka karışırım... Karışmalıyız.

Kendimizi, eşimizi, çocuklarımızı, anamızı, babamızı düşünüyorsak, karışmak zorundayız.

Ahlaksıza “ahlaksız” demek gerek ki daha fazla yüz ve yol bulmasın.

 

UTANMAK

Küfür etmek hem günah hem de ayıptır.

Toplu halde, sloganlarla küfür etmek günah, ayıp ve kul hakkıdır.

Ölmüşlere küfür etmek...

Sözün bittiği yer; açıklaması yok.

Unutmamak gerek ki; 

Cehennem halkının çok büyük bir kısmı “küfür ehlidir.”

Aynı şey değil denirse de “küfür ehlidir.”

Hiçbir şeyden değilse bile,

Allah’ından utanır insan.

Hele de yüzde 90 bilmem kaç küsur olan yerde.

 

HAK... KUL HAKKI

Hakemi kandırmak ayıptır.

Tribünlerde ve ekranları başında milyonları kandırmak ayıp ve ahlaksızlıktır.

Darbe almadan orasını burasını tutmak,

“Viyaklayıp” seksen takla atmak,

Her pozisyonda hakemden faul, penaltı istemek,

Rakibe basıp vurduktan sonra faul yok demek ayıptır.

Bunlar “mimlenmeli” ve ifşa edilmelidir.

Benim takımımdan diyerek

Bunlara yüz vermek, desteklemek vebale ortak olmaktır. 

 

ORTAKLAR

Hakka ve hak edilmişliğe bakmayan taraftarlar, 

Eğriyi doğrudan ayırmadan nalıncı keseri gibi kesen yorumcular,

Medya ve medyacılar,

Futbolun tüm paydaşları,

Eyyam yapıp neşter atmayan TFF ve kurulları,

ŞERİKTİR.[1]

 

FUTBOLUN PATRONU

Yanlış yapıyorsun...

Biliyorsun ki Süper Kupa, sezonun son “sembolik” kupasıdır.

Şov, vitrin ve eğlence maçıdır.

Lig şampiyonu ile kupa şampiyonu oynar.

Lig şampiyonu, kupayı da almış ise lig şampiyonu ile kupa finalistinin oynaması teamüldür.

Bu maçı sezonun hemen sonunda hak eden teknik kadro ve futbolcular oynar. 

Sen, böyle tuhaf zamanda ve tuhaf turnuva biçiminde oynatırsan, bir damla ter dökmemiş, emek vermemiş Guendouzi gelir, tek maçta kariyerine kupa yazdırır. 

Burada hata elbette Guendouzi’nin değil, senindir.

Hak eden Onuachu, Osimhen ve Yusuf en-Nesyri’nin oynamaması senin adaletsizliğindir.

Buna bir son ver.

Evet, bu kupa semboliktir... Çünkü kazanan ülkeyi hiçbir yerde temsil etmez. 

 

OYUN

Fenerbahçe çok istekli ve tam konsantrasyon ile çıktı sahaya. Topu, rakibine bırakmakta sorun görmedi. Hızlı ve çabuk ataklar esas hedefti. Bu şartlarda şutta önemliydi. Sarı lacivertliler bunu başardı, kalesinde fazla tehlike yaşamadı. Daha iyi hazırlanan ve hak eden Tedesco kazandı.

Galatasaray’ın forvet dörtlüsü bir türlü oyuna giremedi. Savunma savruktu. Orta saha etkisiz kaldı. Bir de inanılmaz basit pas hatası vardı ki mağlubiyet kaçınılmazdı. Okan Buruk bu defa kaybetti.

Tedesco, Duran-Talisca tercihinde hata yapmasa ve/veya geç kalmasa sarı kırmızılılar daha ağır bir yenilgi alabilirdi.

Hakem, idare etti.

 

OKAN BURUK’A BİR ÖNERİ

Hoca, önde baskı ve tempo Galatasaray’ın oyun karakteri. Siz de bunu defalarca başardınız. Ama olmadığında ikinci bir taktik-plana geçmiyorsunuz. Daha 20. dakikada, oyunun oynanamayacağı ve sonuç vermeyeceği görüldü. O zaman siz de savunmayı önceleyip rakibinizi bekleseydiniz. Arada sıkıştırırsanız golü atıp maçı alabilirdiniz. Atamazsanız bile gol yemezseniz penaltılara gidebilirdiniz. 

Bunu bir düşünün...

 

SAYIN TFF

Maç sonunda FB’nin resmi hesabında “maymun paylaşımı” ve Oosterwolde’nin “Icardi paylaşımı” doğru ise ibretlik bir ceza vermek zorundasınız. Kaldı ki Oosterwolde, maçta da gol sevinci sonrası kart gördü.

Bunu yapmazsanız bundan böyle size “Bay-Vay Federasyon”.