Korkut Aldemir


Yobaz ii

Biz yobaz deyince; geniş düşünür, derin tanımlarız. / K.A.


Birinci yazımızda geniş bir bakış açısını tasvir etmeye çalışmıştım. 

Şimdi kalemin ve kılıcın ucunu biraz daha sivriltip daha dar bir noktaya saplanalım.

 

Yobazlar her yerde…

Özellikle coğrafyamızda ve ülkemizde yobaz tanımı ile daha çok radikal müslüman tekkeler, zaviyeler, tarikatlar ile davranış ve düşünce biçimleri akla gelir.

Oysa her kesimden, her statüden, her muhitten insan kolaylıkla cehalete ve devamında yobazlığa düşmektedir. 

 

Mustafa Kemal Atatürk’ün CAHİLLER üzerine sözü nasıl çaprazlama ve sarsıcı salvolar ile pek çok konuya tam netlik katmaktaysa yobazlık üzerine de benzer şablonda yepyeni tanımlamalar yapılabilir:

“Biz CAHİL dediğimiz zaman;

Mektepte okumamış olanları kastetmiyoruz.

Kastettiğimiz ilim, hakikati bilmektir. 

Yoksa okumuş olanlardan en büyük cahiller çıktığı gibi hiç okumak bilmeyenlerden de hakikati gören gerçek ALİMLER çıkabilir.”

 

Biz de şimdi bu yazılarda YOBAZ dediğimiz zaman;

Salt mevcut ve usandırmış yoğun radikal İslamcıları kastetmiyoruz.

Yobaz dediğimizde kastettiğimiz İLİM, HAKİKAT deyince ne söylenmek istenebileceğini derin ve yeterli idrak edememiş her bireyi kastediyoruz. 

Yaşamında ve özellikle de önce kendi benliğinde ve iç dünyasında değişimi ve gelişimi başaramayanları, büyüyemeyenleri kastediyoruz. 

Sorgulayamayanları, paylaşamayanları, birleşemeyenleri kastediyoruz. 

Meselelere farklı ve güncel bakış açıları ile bakamayanları, yıllarca hırçın bir hırs ile savundukları konulara dair hatalarını kabul ve hazım edemeyenleri kastediyoruz. 

Yoksa en medeni ve aydın insan şekli gösterirken hırsla, cehaletle, gözü dönmüşlükle yobazlığa düşenler de olabileceği gibi tüm mütevaziliği yanlış anlaşılıp yobaz olarak zannedilenler arasından da gerçek AYDINLAR çıkabilir. 

 

Canımı sıkan konuya gelirsek;

Bu yobazların ve cahillerin yaşamlarımıza kazıdıkları zararlar.

Sokakta yan yana yürüdüğümüz insanlar, komşularımız, iş hayatlarımızdaki insanlar arasında bu her kesimden her yaşta ve kimlikte olabilecek gizli ve belirgin yobazlar ve hayatlarımızın her anında yarattıkları dertler ve sorunlar canımı sıkıyor. 

Ne diyelim?

Cahillerden, yobazlardan olmamaya çalışmak, onların yanında kitap gibi sessiz olmak, yaşamlarımızda olmamalarını sağlamak elden gelen nadir gereklilikler gibi geliyor, bana.

Dolayısıyla insan böyle bir ülkede hayatına kabul edeceği insanları yüzlerce filtreden geçirmek zorunda kalıyor. Kiminle hangi maskesini takıp, hangi mertebede konuşması gerektiğini öğreniyor, bunlara dalaşmamak için çalılıkları dolaşmayı tercih ediyor.

Yaş ilerledikçe, tecrübe biriktikçe filtrelerin sayısı da kalınlığı da duvarların yüksekliği de artıyor. 

Yobazlardan olmamak, cahillerden olmamak için ise insan sürekli yenileniyor, değişiyor, dönüşüyor, olgunlaşıyor. 

Yobazları ise uzaktan seyredin. Bakın ne hallere düşecekler…

 

Korkut ALDEMİR

2023/ANKARA