Doğu'ya Karşı Batı Tercihi

Eklenme Tarihi: 08.01.2020 07:12:45 - Güncellenme Tarihi: 13.08.2020 00:35:46

Peyami Safa’nın eserlerinde kadının rolü seçiciliktir.  Olay nasıl gelişirse gelişsin söz konusu kadının işlevi değişmemektedir. Türk toplumunun, Doğu- Batı uygarlığı arasında karar kılamamak ve Batı tarzı bir hayata özenmenin, özelde genç kızlar, genelde de kadınlar için nasıl olumsuz sonuçlar yarattığını  romanlarında göstermektedir. Kadının belirleyiciliği toplum için de geçerlidir.  Toplumun o ya da bu yana meyletmesi kadının davranışlarıyla orantılıdır. Kadın toplumda motor güç olarak görülmüştür. Bütün değişimler kadın üstünden gerçekleştirilmeye çalışılmıştır. Batılı yaşam tarzının ülkeye getirilmesi için de en uygun  araç bu bağlamda yine kadındır.

Temelde madde-ruh karşıtlığını temsil eden iki erkeğin yapısal açıdan işlevi seçenek olmaktır. Kadının seçicilik işlevi, romandaki durum değişikliğini meydana getirmek görevini de ona yükler.  Romanın başlangıç durumu, kadının iki seçenek arasında bulunmasıdır ve durumun değişmesi kadının kararına bağlıdır.

“Birçok hastalıkların sebebini hastanın vücudundan evvel hayatında aramak lazımdır.  Yani hastalık çok defa kaderin  aksiliklerine karşı  ruhun ve onun peşinden  vücudun isyanıdır.” diyen Peyami Safa’nın kadına karşı  genel olarak hasmane   tutumunun  asıl nedenini, Dokuzuncu Hariciye Koğuşu’nda  dile getirdiği üzere, akrabalarına ait köşkte tedavi olmak amacıyla kalırken yaşadığı aşk ilişkisine bağlayabiliriz. Dokuzuncu Hariciye Koğuşu’nun otobiyografik bir eser olduğunu hatırlarsak, anlattığı kişinin de kendisi olduğunu anlarız.  Kemik veremine yakalanmıştır, on dört - on beş yaşlarındadır.  Bu romandaki aşk ilişkisi, paşanın kızı Nüzhet, Dr. Ragıp ve fakir genç üçlüsü arasında yaşanmaktadır. Fakir genç ile Nüzhet arasında, Fransız hayranı paşanın Erenköyü’ndeki köşkünde aşk ilişkisi başlar. Peyami Safa burada misafir kalmaktadır.  Nüzhet,  konakta kalan bu hasta gence,  ilk başlarda aşk ilişkisi konusunda ümit verdiği halde, kısa sürede umulmadık şekilde Dr. Ragıp’la evlenerek Berlin’e gider. Yazar bundan sonra eserlerinde  kadın kahraman olarak Nüzhet’in özelliklerini - piyano çalmak, Batı terbiyesi almak vs.- taşıyan kişileri tercih eder.  Buna göre Nüzhet’in karşısında iki erkek vardır. “ Biri, Türkiye’de Batı etkisine isyan eden, fizik yönden zayıf, fakir bir genç; öteki, başarılı,  zengin, zarif,  ‘amelî ve haricî’  bir zekâya sahip, ama basit bir insan.”  Öteki olarak tarif ettiğimiz genç Dr. Ragıp’tır. Dr. Ragıp’ın okuduğu okulun etkisiyle biçimlenen kozmopolit düşünceleri bulunmaktadır.

 

Peyami Safa, aşktaki ilk rakibinin Batı kişiliğini kendisi açıklar şu cümlelerle:    Ecnebi mekteplerini işgal suretiyle manevi kapitülasyonları kaldırdığı için hükümeti beğeniyordum.  Bu mekteplerin benim aşkımda rol oynayacak kadar ileri gideceklerini evvelden tahmin edemediğim halde.

Doğu- Batı açmazında,  ergen yaşta yaşadığı  aşk olayı üstünden hareket ederek, Dr. Ragıp ile kendisinin, Nüzhet tarafından zihnen karşılaştırılması gibi,   Doğu kültürü ve Batı kültürünü yazar karşılaştırmış ve Doğu – Batı tercihsizliğine ideolojik bir elbise giydirmiştir. “ Batılı erkekler Ragıp’ın geliştirilmiş çeşitlemeleridir. Kadın kahramanların kişiliği de  Nüzhet’ten  belirgin izler taşır;  ve yazar Batı yaşayış biçimine, Batı modeli adama  duydukları zaaftan ötürü  kadınları hınçla aşağılamaktan  kendini alamaz.” Peyami Safa’nın yaşadıklarını romanlarında kullandığını düşünüyoruz.  Bunlardan en ilginç olanlardan birisi Biz İnsanlar da anlatılan aşk macerasıdır.  Bu romanında kendi sözcüsü olarak seçtiği Necati,  ortalama dokuz yaşındayken yirmi sekiz yaşındaki komşusu dul kadını nasıl sevdiğini anlatır. Arkasından Orhan’a,  aradan yirmi sene geçmesine rağmen hiç kimseyi böyle bir aşkla sevmediğini söyler.  Kanaatimizce böyle  bir aşkla sevilmeyen kişi, olsa olsa  Paşa’nın kızı Nüzhet’tir.

https://enpolitik.com/kose-yazisi/3672/doguya-karsi-bati-tercihi

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

08.08.2020 Erkek Dayanışması
26.07.2020 Toplumsal Taleplerin Yanında Ayasofya
17.07.2020 15 Temmuz’un İlk Şehidi Kim?
02.07.2020 Siyasi Ego Zirve Yapınca
23.06.2020 Hükümetin Masal Aynası Troller
16.06.2020 Vesayetçi Yeni Anlayış
07.06.2020 Sakalı Bahçeli ile Perinçek’e Kaptırınca
01.06.2020 Siyaset Dışına İtilmek İstenen Bir Entelektüel
23.05.2020 Davutoğlu’ndan Uygulamalı Edep Dersi
19.05.2020 Dini Sembollerle  Siyasi Saflara Uzanış
13.05.2020 Sorun Sistemde mi Yönetimde  mi?
07.05.2020 Kamusal Öteki Yaratma  Çabası
02.05.2020 Ülke Yönetimi Algıya Kalınca
22.04.2020 Demokratik Hukuk Devletinden Mafyatik Devlete
20.04.2020 Ülke mi yönetiyoruz ceza mı kesiyoruz?
14.04.2020 Soylu'dan Soylu Davranış
10.04.2020 Tekalif-i Milliye ve Döviz
05.04.2020 Meşru Söylemlerle Gayrı Meşru İşler Yapmak
02.04.2020 "Himmet"ten "Kampanya"ya
27.03.2020 Lider sarayda, halk sahipsiz
11.03.2020 Göç Filmi
01.03.2020 Bu Gidiş Nereye?
21.02.2020 Dış Politika
13.02.2020 İstanbul Depreme Yakalanmadan
06.02.2020 O Kimi Arıyor?
29.01.2020 Sentez ve Kadın
22.01.2020 Yolculuk
17.01.2020 Kaçar, Kaçar, Kaçar
08.01.2020 Doğu'ya Karşı Batı Tercihi
04.01.2020 Kadını Evde Tutma Çabası ve Peyami Safa
29.12.2019 Montrö ve Kanal İstanbul
26.12.2019 Halkın Adamı
09.12.2019 Millet Ağaca Değil Meyvesine Bakar
30.11.2019 İyi İnsan İyi Devlet
30.11.2019 İyi İnsan İyi Devlet
13.11.2019 Edward Said ve Şarkiyatçılık (Oryantalizm)
08.11.2019 Sırada Ne Var?
28.10.2019 Kim Kazandı?
21.10.2019 Bir Yıldız Daha Kaydı
19.10.2019 ?Güvenli Bölge? Talebi
08.10.2019 Çoban, Sis ve Rüzgar
04.10.2019 'Yüzde Kırk'a Muhtaç Olmak
01.10.2019 Yeni Bir Koşunun Başlangıcında
26.09.2019 'Nereden Nereye' Geldik