Kral Çıplak!

Eklenme Tarihi: 06.07.2020 14:31:19 - Güncellenme Tarihi: 15.08.2020 10:24:07

Gelişmiş ülkelerde bir bebek doğduğundan meslek sahibi olana kadar devletin himayesindedir. Üniversite olayını yarış atı seçmelerine döndürmeden, ailelerin iliğini kemiğini etüttü, dershaneydi yok okul bağışıydı diye kurutmadan; Amasız, fakatsız, keşkesiz gençler devletin himayesindedirler. Çünkü, sosyal devlet demek eyyyyy diye naralar atıp insanları ortada bırakmak, milyonlarca gencin hayallerini, geleceklerini saatlere sığdırmak, en ufak birşeyde despotluk yapmak değildir!

TÜİK’in “yanlı, soslu ve çarpıtılmış verilerine göre bile” 8 milyon insanımız işsiz ve bu rakamın 5 milyonu 30 yaş aralığındaki  gençlerden oluşuyor!

İşsizlik rakamı ise %20’lere dayandı. (Geçtiğini, neredeyse her 4 gençten 2’sinin işsiz olduğunu zaten biliyoruz!)

Elbette gençler iş istiyor aş istiyor.

GENÇLER GELECEK İSTİYOR!

Olaya bir de ailelerin gözüyle bakalım. Dünyanın ve batının bizi deliler gibi kıskandığı, hırslarından çatlattığımız güzel ülkemizde her güzel şeyde olduğu gibi “EĞİTİM DE PARASI OLANA GÜZEL!”

Bir ailenin 4 çocuğu olduğunu düşünelim. Lise çağına kadarda devlet okullarında parasız eğitim aldığını varsayalım.  Servis, defter, günlük ihtiyaçlar, okul aile birliğine ödenenler, ödevlere ilişkin masraflar, harçlık vs. giderler hesaplandığında bir çocuğun aileye maliyeti en az 700 TL! Dört çocuk olunca aylık aileye maliyeti 2.800 TL. Anne ve babanın çalıştığını dahi düşünsek ev kirası ve yaşam standartlarına ilişkin kalemler dahil edildiğinde böyle bir bütçenin karşılanması asgari ücretin 2400 lira olduğu bir ülkede imkansız hale gelmektedir.

Dediğimiz gibi gençlik bir gelecekleri olsun istiyor. Bizi deliler gibi kıskanan, kıskançlıklarından gülme krizlerine giren batı’da olduğu gibi über, süper, ultra imkanları bir yana bırakın; Gençlik önce samimiyet istiyor.

Gençler, iyi bir gelecek istiyor.

Araştırmanın, analiz yapmanın, yazmanın, düşünmenin, konuşmanın suç olmadığı özgür bireyler olarak yetişmek istiyor.

Gençler, aklını ruhunu bir insana değil, bilime sanata spora teslim etmek istiyor.

Gençler, eğitim öğretim alırken spora daha çok sanata daha çok zaman ayırmak istiyor.

Gençler, rahatlıkla dolaşmak, her yaşama dokunmak, sosyal faaliyetlerde kendini güvende his etmek istiyor.

Ben size söyleyim; Gençler, aptal değil… Sizin göz boyamak için yaptığınız atraksiyonları gençlik yemiyor beyler! Siz, sırça saraylarda “Körler sağırlar, birbirini ağırlar” oynarken gençlik bu olanları sessizce izliyor. Çünkü sesleri çıktığında başlarına neler geleceğini biliyorlar!

Geçtiğimiz günlerde youtube yayınında yaşananları gördük. Sırça saraylarında gençlerin çoookkk sevdiği, demokrat, gençleri dinleyen ve empati yaptığını sananları gençlerin nasıl moda tabirle “dislike” yani “beğenmeme” cezasına uygun gördüğüne şahit olduk.

Ama o kadar medeni, o kadar demokrat, o kadar eleştiriye açığız ki dakikalar içinde yayının yorumları kapatıldı! Güler misin ağlar mısın?

Gençlik, yapaylık istemiyor.

Gençler samimi, onları anlayabilen, empati yapabilen ve güler yüzlü liderler istiyor!

Çatık kaşlı, höt zöt yapan insanlara gençlik bugün kırmızı kart gösteriyor.

Ama biliyoruz ki bu kardeşlerimize dokunmayanlara, onları “Sözde değil, gerçekten özde” yanına alamayanlara ilk seçim sandığında gençler sadece “Kral çıplak!” diyecekler!

Hadi biz bir kere daha üzerimize düşeni yapıp, doğru bildiğimizden şaşmayalım.

Nasıl derler bilirsiniz; Dost acı söyler, bizden söylemesi!

Aydınlık bir gelecek dileklerimle...

 

https://enpolitik.com/kose-yazisi/4166/kral-ciplak

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar