İYİ Parti bu pazar 4. Olağan Kongresini yaptı. Bazen parti ifadesi bir hareketi tanımlamaya yetmez, çok daha fazlasını içerir.
İYİ Parti de öyle.
Son gelişmeler, Apo ile bazı partilerin yaşadığı cilveleşmeler, mecliste DEM Partililerin İYİ Partiye yönelik tehditleri karşısında diğer partilerin suskunluğu bize İYİ partinin ne ve neleri temsil ettiğini bütün çıplaklığı ile gösteriyor. Ülkenin birliğinin düşmanları- nereye ateş ediyorsa- doğru oradadır. Şu an bölücülerin en yoğun ateşi altında olan parti İYİ Parti.Çünkü İYİ parti onların ne yapmak istediklerini görüyor ve maskelerini indirerek gerçek yüzlerini topluma gösteriyor.
Milliyetçilik, milletin sigortasıdır. Amacı toplumu ayrıştırmak değil, toplumu ortak değerler etrafında bütünleştirmektir. İYİ parti ve lideri Sn Dervişoğlu da bunu yapmaya çalışıyor. İYİ parti sözcülerinin her politik beyanında birleştirme, kucaklaştırma endişesini görmek mümkün. Elbette kendini milliyetçi olarak tarif eden diğer partiler de aynı birlik hassasiyetine sahip. Her biri kendi zaviyesinden terörün, bölücülüğün, kötü yönetimin milli bünyede açtığı yaraları tedavi etmeye çalışıyor.
PKK/DEMP'i bu kadar küstahlaştıran Erdoğan iktidarının kötü yönetimi ve kendini siyasal İslamcı olarak tanımlayan parti ve liderlerin etnik vaatçi politikalarıdır. Ne diyordu Pervin Buldan?" Oslo ve Çözüm sürecinde bize verdiğiniz sözleri açıklarım." Demek ki öyle sözler vermişler ki, açıklanması kamuoyunda büyük tepki yaratacak, onun için o sözleri bir şantaj aracı olarak kullanmayı tercih ediyorlar. İktidarın fetvacısı Hayrettin Karaman da yıllar önce Altan Tan'ı muhatap aldığı iki yazısında sonuç olarak," bazı şeyleri yazamıyorum, çok güzel şeyler olacak ancak bunları yüz yüze gelince söyleyebilirim" diyordu. İşte Hayrettin Karaman'ın yazamadıkları, Pervin Buldan'ın " beni kızdırmayın yoksa verdiğiniz sözleri açıklarım" anlamındaki sözleriydi.
Bu ahval ve şerait altında, milli direncin, toplumu bölücü siyasetlere karşı hazırlıklı hale getirmenin ne kadar önemli olduğu ortaya çıkıyor. Fikir ve siyaset planında savunmasız kalmış bir ülke mili varlığını sürdüremez.Ülkeler sadece silahla savunulmaz daha çok doğru fikirlerle müdafaa edilir.Böyle bir savunma mekanizması yoksa o ülke için tehlike çanları çalıyor demektir.
Bahçeli ve MHP üzerinden o milli müdafaa hattını çökertmeye çalıştılar.Bir kısım dostlarımızı bu politikaya ikna da ettiler. Şükür ki, milliyetçilik MHP veya başka bir partiye sığmayacak kadar büyüktür.O damar kendine yeni ifade kanalları buldu, bunların başında da İYİ parti geliyor.Diğerlerini de elbette görmezden gelmiyorum, ancak kongresini yapacak olan İYİ Parti olduğu için bu yazının konusunu da o teşkil ediyor.
İYİ Parti büyüme yolunda hızla ilerliyor, şartların onu ve birleştirici milliyetçiliği daha da büyüteceğine inanıyorum. Pergelin bir ucunu milletin değerlerine, öteki ucunu bu milletin ayırım yapmadan tümünün üzerine koyan bu tarz milliyetçiliğin büyümesi Türk milletinin yarınının güvenceye alınması demektir. Sözümüz ve çağrımız bu kutsal vatan coğrafyasında yaşayan herkese olmalıdır. Kongrede yeni isimlerle yeni umutların, heyecanların oluşacağı görülüyor. Her kongre bir yeniden doğuştur. İYİ Parti ne kadar büyürse bu kuşatmayı aşmak o kadar kolaylaşacaktır. Türk milletinin yarınından emin olması için milliyetçiliğimiz büyütülmeli, sağda solda siyaset yapıp inandıklarını bile söyleyemeyenler ,iğreti durdukları adresleri terk ederek gerçek yuvalarına dönmelidirler.