Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan?la Şili, Peru, Ekvador, Senegal programı dönüş yolunda bir saatlik söyleşi...
Ardından, on beş dakikalık sohbet?
Bu Hasan Karakaya abimizin vefat edişinden sonraki ilk yurt dışı seyahatimizdi.
Sayın Cumhurbaşkanımız, yurt dışı programlarında Hasan Abi?nin mutlaka olmasını isterdi.
Güney Amerika dönüş yolunda dertleştik.
Dedi ki Sayın Erdoğan:
?Hasan?ımı canım gibi severdim. Bende büyük bir boşluk oluştu onun vefatından sonra. Sen de onu çok severdin, biliyorum.?
Ben de, bir ?vazife? duygusuyla merhum Hasan Karakaya abinin Sayın Cumhurbaşkanımızı nasıl sevdiğini, ne büyük bağlılık duyduğunu, bir saldırı sözkonusu olduğunda kendisine yapılmıştan daha fazla öfkelendiğini anlattım.
Sayın Cumhurbaşkanımızın yüksek müsaadeleriyle duygu ve düşüncelerimi şöyle dile getirdim:
?Muhafazakâr camiada, marifetlere pek iltifat gösterilmez. Bir davadan bahsedilir hep, bu davanın kurucuları vardır, bir de bu kurucuların emrinde çalışması gereken, onların etrafında bulunmaktan şeref duyması gereken sıradan insanlar! Bu insanlar, ne kadar büyük özveride bulunmuş olurlarsa olsunlar, ne kadar büyük marifetler ortaya koymuş olurlarsa olsunlar, sonunda bir ?dava?nın hizmetkârıdırlar! Sıradan insanlardır!?
?
Dedim ki devamında;
?Sayın Cumhurbaşkanım; merhum Hasan Abi, sizden öylesine büyük bir yakınlık gördü ki, sizin gösterdiğiniz yakınlığa öyle sığındı ki, diğer bütün dertlerini örttü bu ilginiz, şefkatiniz. O?nun hedefe yerleştirildiği dönemlerde, itibar suikastına maruz bırakıldığı günlerde yanınıza aldınız, marifetlerine iltifat gösterdiniz, bunu yaptığınız için şahsınıza da saldırdılar, aldırmadınız, en yakınınızda tuttunuz, bu görüntüyü de düşman çatlatırcasına verdiniz. Hasan Abi?ye gösterdiğiniz bu ilgi, bu şefkat O?nun için milyon maaş ikramiyeden milyon kat kıymetliydi.?
Sayın Cumhurbaşkanımız, Hasan Karakaya Abi?nin kendisine olan muhabbetinin, Hasan Karakaya Abi?nin ?çile ortağının? ifadeleriyle tasdiklenmesinden memnun olduğunu belli etti.
?Allah ondan razı olsun, mekânı Cennet olsun.?
?
Sayın Cumhurbaşkanımız, Hasan Abi?yi çok sevdi.
Niçin?
Hasan Abi oynamazdı, lafı kıvırmazdı, özü sözü birdi, sevdi mi adam gibi severdi, delikanlıydı, milliydi, yerliydi, çile adamıydı, dava adamıydı, yürek adamıydı?
Recep Tayyip Erdoğan çok iyi bilirdi ki, Hasan Karakaya asla satmazdı.
Recep Tayyip Erdoğan çok iyi bilirdi ki, içindekini dışa vuran, kalbiyle beyni barışık, omurgalı insandan zarar gelmezdi.
?
Ne yazık ki, Hasan Karakaya?ların nesli tükeniyor.
Ne yazık ki, özü ile sözü bir olmayan, sözleri ile yaptıkları, görüntüleri ile gerçekleri arasında büyük farklar bulunan yöneticiler ve bunların karşısında el pençe divan duran işe yaramaz yönetilen takımı arasındaki ittifaklar ortaya kalitesiz, seviyesiz ürünler çıkartıyor.
Sayın Cumhurbaşkanımız, ?Hasan Karakaya?lar gibi omurgalı ve aynı zamanda işinde başarılı isimleri öne çıkartmak, onlara sahip çıkmak suretiyle farkını ortaya koyuyor, bizlere güzel bir misal veriyor.
Biz daha çok medya kısmını biliriz;
Ali Adakoğlu, Turgay Güler, Murat Kelkitlioğlu, Murat Çiçek, Selçuk Tepeli, Serdar Karagöz, Fatin Dağıstanlı, Kenan Kıran, Murat Alan, İsmail Uğur, Bayram Zilan gibi ?yeni jenerasyonun? kabiliyetli, başarılı, omurgalı isimlerine başkaları da eklenecek inşallah.
Marifet iltifata tabi.
Yazının tamamını orjinal kaynağından okumak için TIKLAYINIZ