Çetin AY


SİYASETTE DOSTLUK..!

Dostluk… İnsan ruhunun en sıcak limanı.


Dostluk… İnsan ruhunun en sıcak limanı. Gerçek bir dost, zor zamanında yanında duran, varlığıyla güç veren kişidir. Peki ya siyaset sahnesinde? Orada dostluk var mı? Yoksa dostluk denilen şey, güç ve menfaatlerin gölgesinde kaybolan bir yanılsama mı?

Siyasette dostluk, rüzgâra yazılan bir söz gibidir; güç estiği yöne 
savrulur.(çetin ay)

Siyasette dostluklar, çoğu zaman kalpten değil, hesaplardan doğar. Çıkarlar örtüştüğünde omuz omuza yürünür, menfaatler ayrıldığında ise yollar hızla değişir. Dün aynı yolda yürüyenler, bugün birbirlerine sırt çevirebilir. Çünkü siyasette dostluk, sadakatten çok stratejiye dayanır.

Gerçek dostluk, fedakârlık ister. İçten bir güven, hesapsız bir bağlılık gerektirir. Ama siyasette bu bağlar, çoğu zaman rüzgârın yönüne göre değişir. Bugün dost gibi görünenler, yarın farklı saflarda olabilir. Çünkü burada duygular değil, çıkarlar konuşur.

Bazen en sert kavgaları edenler bir bakarsın aynı masada el sıkışıyor. Dün birbirini övenler, bugün en ağır sözlerle eleştiriyor. Bu bir tesadüf mü? Hayır. Bu siyasetin en eski, en değişmez kuralı.

Dostluk denilen şey, kişisel hayatta zamanla güçlenirken, siyasette güç kaybedildiğinde ilk vazgeçilen şey olur. Bir siyasetçinin dostu, aslında onunla aynı menfaati paylaşan kişidir. Fakat menfaatler ayrıldığında, yollar da ayrılır.

İnsan, gerçek bir dost bulduğunda ona sımsıkı sarılır. Ama siyaset sahnesinde dostluk, bir seçimden diğerine değişebilir. Güç kaybedildiğinde dostluk da kaybolur.

Bugün seni destekleyenler, yarın başka bir gücün peşine düşebilir. Çünkü siyasette esas olan bağlılık değil, çıkarların hangi yönde kesiştiğidir. Bu yüzden siyasette gerçek dostluk aramak, çölde su aramaya benzer. Bulursan şanslısındır, ama uzun süre koruyabilir misin, işte orası meçhul…

Çetin Ay